Manyetik terapi ile gelen sağlık

22 Şubat 2021

Pandeminin başından itibaren içimiz dışımız koronavirüsle doldu. Başta pandemi ne demekten tutun da covid-19 nedir, nasıl bulaşır, neler yapar, nasıl korunmalı her birimiz öğrendik. Neredeyse bir doktor kadar bilecek derecede bilgi yağmuruna tutuldunuz. Bu pandemi bitene kadar da bu durum böyle sürecek gibi gözüküyor. Aşılar başladı kurtuluyoruz diyoruz, bu sefer hangi aşı ne kadar korur o aşı mı bu aşı mı diye konuşuluyor. Yok, efendim virüste mutasyon oldu aşı koruyacak mı, hasta olan kişi yeniden hasta olur mu ya da aşılananlara mutasyonlu virüs bulaşınca hastalık yapar mı, eğer hastalanırlarsa o zaman hastalık nasıl seyreder ya da iyileştik ama bir izi kalacak mı, akciğer dışında başka organlarda da hasar bırakır mı, kalpte ne olur bu hasarlar sonradan ortaya çıkar mı? Ben bugün sizi tüm bu sorulardan uzaklaştırıp farklı bir konuya götüreceğim. Tıptaki kullanımı aslında çok eskilere dayanan bizim daha çok tanı yöntemi olarak tanıdığımız bir terapi alanı olan manyetik terapiden bahsedeceğim.

Manyetik etki

Manyetik terapi adından da anlaşıldığı gibi mıknatıs gücüne dayalı

Yazının Devamı

Pandemi döneminde alınan kilolar sonradan başınıza dert olabilir

15 Şubat 2021

Sağlıklı yaşamayı anlatırken şişmanlığın vücuda yüklediği fazla kilolardan ve bu kiloların yarattığı problemlerden de sık sık bahsediyoruz. Bu fazla kilolar hem yük olarak mekanik anlamda sıklıkla da kalça ve dizlerde bir takım ortopedik problemler yaratabiliyor. Hem de metabolizmamızı bozuyor.

Metabolizmada bozulma

Metabolizma vücuttaki yapım yıkım olaylarının dengesi ile oluşan ve canlılığın sürdürülmesi için gerçekleşen bir dizi kimyasal tepkileşmeden ibarettir. Yediklerimiz, içtiklerimiz bu işleyişe doğrudan etki eder. Kilomuz ve vücut yapımız da yine metabolizmamıza bağlıdır. Nasıl ve hangi hızla çalıştığı önemlidir. Yanlış besinler tükettiğimizde de bozulur. Bu yanlışlık hem nicelik yani miktar hem de nitelik yani ne tükettiğimizle yakın alakalıdır. Şişmanlık ya da obezite metabolizmanın iyi çalışmadığının ya da zorlandığının bir göstergesidir. Başlangıçta kilo artışı ile kendini gösteren bu problem özellikle bel çevresinde ve karında biriken yağlarla da geri dönülmesi zor sorunlar yaratabilir. Metabolik sendrom olarak adlandırdığımız ve bir

Yazının Devamı

Bu pandemi sindirimimizi de bozuyor

8 Şubat 2021

Yeni koronavirüsün sebep olduğu bu küresel salgın tüm sistemimizi alt üst etti. Dünya çapında sağlığın haricinde ekonomiden tutun da eğitim, günlük yaşantımız, insan ilişkileri, ulaşım, iletişim dâhil hayatımıza dair etkilemediği bir yer neredeyse yok.

Virüsün ACE2 reseptörlerine tutunarak vücuda girdiğini ve çoğalarak hastalık yaptığını biliyoruz. Bu reseptörler solunum yollarının yanı sıra bağırsaklarda da bolca bulunduğu için koronavirüsün bağırsakta çoğalarak hastalık yaptığını ve ortaya çıkardığı başlıca belirtilerin karın ağrısı ve ishal olduğunu biliyoruz. Çoğu zaman bulantı ve kusma da buna eşlik edebiliyor. İshal olan hastaların dışkılarında virüs saptanması nedeniyle bazı bilimsel yayınlar ile diğer bir bulaş yolunun dışkı ve tuvaletler olabileceği de gösterildi. Ben bu yazımda koronavirüsün doğrudan sindirim sistemini etkilemesinin dışında dolaylı yoldan sindirim işlevimize ne gibi etkileri oluyor biraz buna dikkat çekmek istiyorum. Zira bu etki sadece koronavirüse yakalananlarda değil hiç hastalığı

Yazının Devamı

Kovid-19 aşılarıyla ilgili merak edilenler

1 Şubat 2021

Çin merkezli biyoteknoloji şirketi Sinovac’ın geliştirdiği CoronaVac aşısına 13 Ocak’ta acil kullanım onayı verilmesini takiben ülkemizde aşı uygulamalarına başlandı. Acil kullanım onayı, bulaşıcı hastalıklar kapsamında kabul edilen, halk sağlığını ciddi olarak tehdit eden istisnai durumlarda kullanılacak ve ruhsatlandırmaya esas veriler sağlanıncaya kadar sorumlu kurum tarafından verilen kullanım izni olarak tanımlanır. Tüm dünyayı etkisi altına alan böylesine ölümcül, tehlikeli ve aynı zamanda da kolay yayılım gösteren küresel bir salgın, normalde çok daha uzun süren bu süreci hızlandırmaya tüm ülkeleri mecbur bıraktı.

Bağışıklığımız uyarılıyor

Sinovac’ın geliştirdiği CoronaVac aşısı inaktif bir aşı yani ölü virüs aşısı. Bu aşının içeriğindeki virüs parçalanıp etkisiz hale getirilerek vücudumuza bir zarar vermeden bağışıklığımız uyarılıyor. Yani aşının içinde virüs var ama hastalık yapamaz. Dolayısıyla korkmaya gerek yok. Böylece ölü virüsü bağışıklık sistemimizdeki askerler görüp tanıyacak. Ona

Yazının Devamı

Yeni koronavirüse karşı müthiş ikili

25 Ocak 2021

Bu pandemiyle olan savaşımızda bizi koruyan ve aynı zamanda virüsle karşılaştığımızda da onunla savaşan bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek adına beslenmemize dikkat etmeli, iyi uyumalı, stresi iyi yönetmeli, sigara içmemeli, D vitaminimizin düşmesine izin vermemeliyiz. Tüm bu tedbirlerin yanında bir de kuersetin (quercetin) adındaki antioksidan ve C vitamininin marifetlerine ayrıca değinmek istiyorum. C vitaminini ve enfeksiyonlara karşı faydalarını hepimiz biliyoruz. Ancak bu adı zor telaffuz edilen antioksidanın pek de bilinmeyen faydalarından ve koronavirüsle olan mücadelemizde madalyayı hak eden üstün hizmetlerinden bahsetmek istiyorum. Bu müthiş ikili el ele verip virüsle olan savaşımıza bize yardım için katıldığında birbirlerinden güç alarak daha da güzel sonuçlar çıkarıyorlar. Bu sinerjik etkiyi Türk bilim insanları fark ederek güzel bir çalışma yapmışlar ve bu çalışmanın sonucunda da başarılı bir ürün ortaya çıkmış.

Prof. Önal’ın çalışması

S.B.Ü. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde

Yazının Devamı

Yeni koronavirüs koruyucu tıbbın önemini ortaya çıkardı

18 Ocak 2021

Tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi yeni koronavirüsün yaptığı hastalıktan korunmak için bünyemizi sağlıklı tutmanın, bu hastalığı kolay ve rahat bir şekilde atlatmada ne kadar önemli olduğunu gördük.

Bulaşıcı hastalıklara karşı korunmak iki türlü olur

1-Mikrobun bulaşmasını engellemek

Mikrobun bulaşmasıyla oluşan hastalıklarda korunmak öncelikle bu bulaşmayı engellemekle olur. Solunum yolunu ilgilendiren enfeksiyonlar daha çok damlacık yoluyla bulaştığı için bunu önlemeye yönelik maske kullanımı, mesafeyi koruyarak yapılan görüşmeler, mikrobun göz, ağız, burun mukozasından girişini önlemek adına mikropla bulaşma şüphesi olan yere değmiş elleri sabunla yıkamadan ya da kolonya ile dezenfekte etmeden yüze götürmemek en çok dikkat edilmesi gereken hareketler arasındadır. Biz de bunları koronavirüsü önlemek için maske, mesafe, temizlik olarak Alexandre Dumas’ın ünlü eserindeki üç silahşörler gibi ezberledik. Kalabalık yerlerde bulunmamak, birden fazla kişi aynı odada bulunuyorsa odayı sık sık

Yazının Devamı

Yeni koronavirüsün tetiklediği kaygı bozuklukları

11 Ocak 2021

Tıpta anksiyete olarak adlandırdığımız kaygı bozukluğu her insanın hayatı boyunca değişik derecelerde karşısına çıkabilir. Gelebilecek herhangi bir tehlikeye karşı uyanık durmak açısından da aslında faydalı bir tepkidir. Ama tabi dozunda olmak kaydıyla. Bu kaygı bozukluğu uzun sürdüğünde, kişinin günlük yaşantısını, olaylara tepkisini, hareketlerini olumsuz yönde etkilemeye başladığında önemli bir sorun halini almış demektir. Burada endişeye sebep olan faktörden çok bu faktörün ortaya çıkardığı endişe sorun yaratmaya başlar. Kişinin uykuları bozulur, çarpıntı, nefes darlığı, huzursuzluk, sinirlilik ve panik hali ortaya çıkar. Bu durumu organik bir hastalıkmış gibi algılar ve öyle de davranır. En sık da sorunun kalbiyle ilgili olduğuna inanarak ölüm korkusuyla beraber biz kardiyologlara müracaat eder. Olay panik atağa doğru gittiyse baş etmek daha da zorlaşır.

Kimlerde daha çok görülüyor

Genetik olarak ailede anne babada kaygı bozukluğu varsa çocukta da olma riski yüksektir. Özellikle yetiştiği ortam, çevre, eğitim ve

Yazının Devamı

Yeni yıla girince neleri bırakalım neleri tutalım

4 Ocak 2021

Yeni yıl sadece bir tarih değişikliği değildir, bazen yeni kararlar alma zamanıdır. Bir işe başlama ya da sonlandırma zamanıdır. Yeni gelen yılın iyi geçmesi, hayırlı uğurlu gelmesi için hep iyi ve güzel dileklerde bulunuruz. Geçen yılın muhasebesi yapılır. Getirip götürdükleri hesaplanır. Bugün dünya üzerinde kime sorarsanız sorun 2020 hakkında hiç de iyi düşüncelere sahip değil. Malum yeni koronavirüs yüzünden hepimiz hiç de istemediğimiz şekillerde etkilendik. Hayatımız değişti. Alışkanlıklarımız değişti. Hem de istemeyeceğimiz şekillerde. Özgürlüğümüz kısıtlandı. Sevdiklerimiz, etrafımızda yaşayanlar, tanıdıklarımız, tanımadıklarımız hasta oldu, hayatlarını bu virüs yüzünden kaybetti. Geçen yılı şöyle ya da böyle geçirdik. Bu hastalık yüzünden 2020 hepimizde kötü bir etki bıraktı. Aman gitsin de bu dertler bitsin diyoruz. Ama bir yandan da bu etkilerin geçen yılın kabahati olmadığını hatta bitmesiyle de gitmeyeceğini de biliyoruz. Bilmemiz gereken bir diğer konu da pandeminin yarattığı

Yazının Devamı