Tünelin ucundaki ışık

21 Temmuz 2022

Yepyeni Fenerbahçe’nin ilk sınavı bir hayli soru işareti ile dolu. Deplasmandan gol yemeden dönmek elbette önemli. Çok koşan rakibe az pozisyon vermek, etkili savunma yapmak da önemli ama asıl önemlisi üretmek!... O ne yazık ki yoktu Fenerbahçe’de...
Yeni hoca, yeni oyuncular, yeni bir sistem, değişen alışkanlıklar ve yeniden büyük bir hedef doğal olarak Fenerbahçe’nin ayarını bozmuş... Biten sezonun tıkır tıkır işleyen çarkları sanki paslanmış... Ciddi bir revizyona ihtiyacı olduğu bir gerçek...
Kumaşının iyi olduğunu net bir şekilde gördüğümüz Arao stoperlerin ortasında, onun önünde ise ilginç bir şekilde İsmail Yüksek oynuyor. Dünün Fenerbahçe açısından en yeni yapılanması buydu. Ne var ki bu yapılanma en çok sırıtan yerdi. Belki çok hata yapmadılar ama oyunun temposunun düşmesine neden oldular. Arao ne kadar tek topu seri oynasa da İsmail’in durağanlığı hem set oyununun başlangıcını, hem tempoyu hem de hızlı çıkışları ciddi şekilde olumsuz etkiledi.
Önde baskıda çok fazla bir

Yazının Devamı

G.Saray başkan Elmas’ı çok arar

8 Nisan 2022

Uzun zamandır düşünüyorum; Galatasaray camiası Burak Elmas’a ne kadar büyük bir haksızlık yaptığının farkına bakalım ne zaman varacak?
İbrasızlıkla sonuçlanan Mali Genel Kurul biteli 2 hafta oluyor... Son derece organize biçimde kongrede toplanan 801 delege, Elmas yönetimine adeta darbe yaptı...
Burak Elmas’ın 9 aylık görev süresi içinde çok hatası oldu, bunda hemfikiriz... Hepsini teker teker saymaya da gerek yok.. Zaten olaylı kongrede herkes bunları uzun uzun dile getirdi...
Bana en tuhaf gelen şey ise şu anda yaşanıyor...
Galatasaray camiasının bütün kanaat önderleri, eski başkanları, başkan adayları, kongre mikserleri, kuyruk acısı olanlar ibrasızlık için gizli/açık mücadele verdiler...
Peki, Elmas’ı devirmek için güçbirliği yapanlar neden Elmas’tan sonrası için başkanlığa aday olmadılar?
Galatasaray’ın 2022 bütçesini bile kabul etmeyecek kadar gözünü kan bürümüşler, güçlerini toparlayıp bir başkan adayı çıkaramadı mı?

Yazının Devamı

Aynaya bakın

18 Şubat 2022

Evettt... Bir sezon daha herhangi bir başarı elde etmeden, sürekli taraftarın isyanına ve protestosuna tabi kalarak, futbol adına hiçbir şey vermeden “yönetim istifa” sesleriyle tamamlandı. Var ligde belki bir kaç maçın ama oynasan ne yazar oynamasan ne yazar!
Gerçekten koskaca Fenerbahçe takımına yazık oluyor. Kupada yoksun, ligde hayalet gibi dolaşıyorsun, tek bir hedefin kalmış o da Avrupa... Orada da yerle yeksan oluyorsun... Hem de Kadıköy’de...
Milyonlarca euro harcanarak kurulan bu takımın bir sisteminin olmaması, oyun içindeki geliş-gidişlere göre pozisyon değişikliğine gidilmemesi, oyuncuların neredeyse tamamının durağan oynamayı meziyet sayması anlaşılır gibi değil... İsmail Kartal da ne yazık ki, hayal kırıklığı yaratan ekibe dahil oldu. Büyük umutlarla geldiği eski takımına bir kaç küçük dokunuş yapsa başka bir takımı izlemek mümkündü. Ama o da bulanık akan suyun debisine kendisini bıraktı.
Tam bir boş vermişlik var. En tepeden en aşağıya kadar. En tepe dediğim yer elbette başkanlık makamı. Boşvermişliğin en güzelini dün hep beraber

Yazının Devamı

Taraftarın sesine kulak verin

9 Şubat 2022

Fenerbahçe, iyi olduğu iddia edilen oyunculardan kurulu (ama bence bir elin parmakları kadar iyi futbolcusu yok) kötü bir takım. Ziraat Türkiye Kupası, bir zamanlar Ali Koç’un da içinde yer aldığı Fenerbahçeli yöneticiler tarafından angarya kabul edilirdi, o angarya kupa dünkü maça kadar sezonun amortisiydi, Koç’un takımı amortiyi bile kazanamadı. Gerçekçi konuşmak gerekirse zaten bu sezon Kadıköy’de Fenerbahçe’yi mağlup etmeyeni sıradan takım ilan ediyorlar. Çünkü sahadaki Fenerbahçe de altını çizerek söylüyorum sıradan bir takım.
Bir özgüven ölçen sistem olsa Fenerbahçe takımının değeri sıfırın altında çıkar. Transfer sitelerindeki değerlerine bakılınca ‘vay be’ denilen oyuncuların çoğuna şimdilerde ‘yuh be’ diyorlar. Hem de Fenerbahçe’nin kendi gerçek taraftarı söylüyor bunu. Haksızlar mı? Kesinlikle değiller. Haksız olanlar taraftarın aylardır yüksek sesle dile getirdiği ortak talebine kulak tıkayanlar. Bir durum

Yazının Devamı

Play-Off’tayız ama!

17 Kasım 2021

Çok değil, iki ay kadar önce unumuzu elemiş, eleğimizi duvara asmış, üstüne Şenol hocayı da yolcu etmiştik. Katar’da seyirci olmayı kabullenmiş, gelecek turnuvalar için uzun vadeli planlar bile yapmıştık.

İşte futbol böyle güzel bir oyun... Her şey bitti dediğin bir anda yeniden başlayabiliyorsun... Oyuncular aynı oyuncular. Oyun kalitemizde bir değişiklik yok. Sistemde bir-iki küçük dokunuş dışında eski tas eski hamam konumundayız... Ama hala Dünya Kupası’na gidebilme umudumuz var. İyi bir kurayla Play-Off’ta bu şansı yakalamak mümkün. Ancak gerçekçi olalım. Henüz iyi bir takım görüntüsünü ve elbette performansını ortaya koyan bir ekip değiliz.

Vasat bir oyunla istediğimiz sonucu aldık. Stefan Kuntz’un Karadağ’ı iyi çalıştığı, oyunculara da bunu iyi aktardığını çok net bir şekilde söyleyebiliriz. Ne var ki oyuncularımız Kuntz’un anlattıklarını uygulamada özellikle de ilk 45 dakikada becerikli olamadılar. 4. dakikada gelen golle bu belirttiğim uygulamadaki eksiklikler çok net ortaya çıktı. Berat,

Yazının Devamı

Fener’in sorunu takım oyunu!

4 Ekim 2021

Fenerbahçe’de sezon başından beri senaryo aynı... Daha önceki dönemlerde görmediğimiz bir tempolu başlangıç, 20-25 dakika süren bu başlangıçta kaçan fırsatlar, bazen araya sıkıştırılan bir gol, sonra eğer gol varsa önce biraz daha yalandan bir baskı, ardından devre bitene kadar süre gelen garip bir skoru koruma telaşı.
Bence bu senaryoyu Vitor Pereira yazmış olamaz. Elbette bir baskılı oyun planı var. Elbette bu baskıyla gelen, kapılan topları hızlı kullanma çabası var. Ama golü attıktan hemen sonra savunmaya çekilmek (hem de Kadıköy’de), sanki maçın bitmesine 3-5 dakika kalmış gibi telaşlı bir şekilde skoru koruma çabası asla Portekizli’nin senaryosu değil. Bu ikinci bölümü oyuncular doğaçlama oynuyorlar...
Doğaçlama oyun için her zaman yetenek, ama asıl önemlisi cesarete ihtiyaç vardır. Bunların yanına takım oyununu da ekleyelim. Yetenek bolca var Fenerbahçe’de, cesur oyun o da var diyebiliriz. Ama iş takım oyununa gelince yetenekli olan ve kendilerini yetenekli sananlar biraz sahte performans ortaya

Yazının Devamı

Kaf Dağı’nın ardında!

17 Haziran 2021

Ne yazık ki hayal kırıklığı serimiz iki oldu. Kendi adıma bu maç öncesinde “Bizim Çocuklar”dan çok ama çok umutluydum. Galler bu turnuvanın en ağır takımı. Topla çıkma konusunda becerileri yok denecek kadar az... Uzun toplar, arada denk gelirse duran toplar ve elbette savunma arkasına atılan toplar yegane silahları... Çok abartmadan söyleyeyim, bu Galler’in üç-dört maçını seyrettikten sonra çözmek ve önlem alıp taktik geliştirmek son derece mümkün... Ne yazık ki, biz bunu becerememişiz. Şenol hoca çalıştırmış ama bu çalışma teoride kalmış, pratiğe gelince tam anlamıyla çocuklar sınıfta kaldı.
İlk gol göstere göstere “ben geliyorum” diye diye geldi. İkisi Bale’in başlattığı üç pozisyonda aynı biçimde savunmamızın arkasına topu attılar, Uğurcan ile karşı karşıya kaldılar ama golü bulamadılar. Dördüncüsünde ise artık papaz pilav yemedi. İkinci golü zaten konuşmaya gerek yok. O sırada atı alan Üsküdar’ı geçmişti bile...
Şimdi bakın size bazı

Yazının Devamı

Büyük hayal kırıklığı

12 Haziran 2021

Ne yazık ki bizim çocuklar kötü başladı... Çok umutluyduk... Aylardır yenilmeyen İtalya’yı evinde yenmek gibi hayallerimiz vardı. Bu çocuklar bu hayalleri kurmamızı gerektiren son derece başarılı işler yapmışlardı, doğal olarak biz de bu hayali kurmuştuk. Ama böylesi ürkek, tedirgin, hatta korkak bir futbol beklemiyorduk. Açık söylemeliyim, hayal kırıklığımız büyük oldu.
Şenol hoca niye böyle bir taktikle başladı bilmiyorum. Maçı beraberlik üzerine kurguladığı çok net... Ama top bu kadar çok rakibe bırakılmaz ki... Oyunu bu kadar çok kendi sahanda kabul etmek ne kadar doğru... İtalya, öyle ahım-şahım bir futbol oynamadı, biz onlara buyur ettik, ‘gelin oynayın’ dedik. Bu takımın yumuşak karnı maç öncesi hemen hemen herkes için sağ kanadımızdı. Korkularımız, oradan gelirler, ağır baskı kurarlar şeklindeydi. Tam tersi oldu. Mancini’nin takımı soldan yüklendikçe yüklendi. Hem kendi kalemize attığımız hem de İtalyan işi ikinci gol sol taraftan geldi. Ne yazık ki, Şenol hoca seyretti.
Elbette daha birinci maç. Rakip ev

Yazının Devamı