80’Lİ YAŞLAR

6 Kasım 2021

Bizim nesil 80 yaş çıtasını ya aştı ya aşmak üzere.

Kimi dostlar artık demir alıyor zamandan. Kimileri umut ve  gayretle asılıyor hayata.

Gençler günün birinde 80 yaşını göreceğini pek düşünmez.

Gençliğin penceresinden bakınca hem uzak hem yolun sonu gibi görünür 80’li yaşlar.

Oysa uzaktan göründüğü gibi değildir hiçbir şey.

Zaman çabuk geçer.

80 yaş bir başka dünya getirip insanın önüne koyuyor.

İnan Durak Taş

Yazının Devamı

CANLI İTİRAF

4 Kasım 2021

PKK kurucularından Duran Kalkan, Barzani’nin yayın organı Rudaw’ın aktardığına göre şöyle konuşmuş geçenlerde:

“Ateşkes ilan etmek için Avrupa’da yasal açıklama zemini bulamadık. Ateşkes ilan etmeyecek, savaşı sürdüreceksiniz diye bize defalarca dayatmalarda bulunuldu. Bu dayatma açık oldu, gizli oldu, sözle oldu, fiiliyatla oldu. Ama bize dayatılan çatışmaydı, çözümsüzlüktü. Biz hiçbir devletten çözüm dayatması, çözüm programı, çözüm projesi görmedik, tam tersine, bizimle ilişki kurdular, düşüncemizi, siyasetimizi, niyetimizi öğrendiler. Eğer niyetimiz çözümden yanaysa, ateşkesten yanaysa, onu boşa çıkarmak için saldırılarda bulundular.”

Bu sözlerden, çıkan sonuçlar:

1) Demek ki Kürt halkı adına silaha sarıldığını söyleyen PKK’nın asıl patronu, iddia ettikleri gibi Kürt halkı değilmiş, Avrupa’ymış.

2) Çözümü, asıl muhatabı olması gereken Türkiye dururken her nedense! Avrupa’da

Yazının Devamı

AYAKTA ALKIŞLAR

2 Kasım 2021

Mustafa Kemal 1 Mart 1923 günü Millet Meclisi’nde konuşma yapmak üzere kürsüye ilerlemektedir.

O artık bir Kurtuluş Savaşı kahramanıdır.

Ülkenin tartışmasız lideridir.

Paris’te yayımlanan “Journal” gazetesinin muhabiri Pierre Benoit, o anı gazetesinde anlatırken bakınız ne demektedir:

“Mustafa Kemal kürsüye çıkıyor. İlk gözlemim, salona girişte ne kimse ayağa kalktı, ne kimse alkışladı. Burada bütün yetkileri şahsında toplayan bu kişi bizdeki Meclis ya da Senato başkanlarından daha az şatafatla içeri girdi.”

***

Bu Meclis 1920’de kurulan ve 23 Nisan’da açılışı yapılan ilk Meclis’tir. Milletvekilleri her ilden müdafaa-i hukuk cemiyetleri tarafından seçilmiştir. Atatürk’ün seçilmelerinde etkisi ve katkısı yoktur.

***

Yazının Devamı

GÜZEL GÜNLER

30 Ekim 2021

Cumhuriyet’in 98’inci yılını Anıtkabir ziyaretleriyle, fener alaylarıyla, geçit törenleriyle, konserlerle kutluyoruz. Sosyal medyada birbirinden renkli kutlama mesajları yayımlanıyor. Bütün dijital hünerlerimizi sergiliyoruz.

Ulusal bayramları senede bir gün böyle coşkuyla kutluyoruz.

Geri kalan 364 günde ise karmaşık gündemimize devam ediyoruz.

Ne demişti Atatürk:

“Cumhuriyet’i bizler kurduk, sizler yaşatacaksınız.”

Cumhuriyet’i yaşatmak zorundayız. Buna mecburuz.

Çağdaş yarışta diğer toplumlardan geri kalmayan bir toplum, laiklik ve demokrasiyi dirençle savunan bir ulus, bilimi ve sanatı hayatın en önüne yerleştirmiş bir anlayış, barışı ve insan haklarını hayatın temeline yerleştirmiş bir ülke.

Cumhuriyeti kuranlar böyle bir Türkiye hayal ediyordu.

Yazının Devamı

CUMHURİYYET...

28 Ekim 2021

İstanbul gece yarısı top atışlarıyla sarsılır. Halk şaşkındır. Ne var, ne oluyor diye yataktan fırlayanlar, olup biteni daha sonra öğrenir. Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Peki, neden gece yarısı derseniz... Çünkü Cumhuriyet ilanının top atışlarıyla kutlama emri İstanbul’a geç ulaşmış, hazırlıklar gece yarısını bulmuş, toplar ancak patlamıştır.

İstanbul bir günde saltanattan Cumhuriyet’e böyle geçmiştir.

Cumhuriyet tek bir adamın projesidir. Kurtuluş Savaşı onun önderliğinde verilmiş, Meclis onun önderliğinde kurulmuş, ülkeyi çağa taşıyan devrimler onun önderliğinde gerçekleşmiş, dünya ekonomik krizini ülke onun önderliğinde aşmış, devrimler onun önderliğinde yapılmış, Türkiye onun önderliğinde onurlu bir Cumhuriyet olarak dünya milletleri arasında yerini almıştır.

Halk Cumhuriyet’i benimsemiş, her türlü fedakârlığa katlanmış... Cumhuriyet milletin gayretli omuzları üzerinde yükselmiş... “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şiarı ulusun kaderine silinmez mürekkeple yazılmıştır.

Bütün bu serüvenin

Yazının Devamı

GÜÇLÜ REJİM...

26 Ekim 2021

Muhalefet partileri güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş için kendi içlerinde ve aralarında çalışmalar yapıyorlar.

Ancak en önemli konu üzerinde fazla durulmadığı izlenimi uyanıyor.

Parti için demokrasi ve onun ön şartı olan ön seçim üzerinde konuşulduğunu pek duymuyoruz.

Ön seçim neyi öngörür?

Milletvekillerinin liderler tarafından değil parti üyeleri ve halk tarafından seçilmesini.

Ön seçim, (pek dile getirilmez ama) 12 Eylül darbecileri tarafından Anayasa’ya konulmuş ve zorunlu tutulmuştu.

İlk uygulaması 1988 genel seçiminde olacaktı. Ancak 1986 yılında Turgut Özal’ın talimatıyla Meclis’teki ANAP çoğunluğu ön seçimi zorunlu olmaktan çıkardı ve uygulama suya düştü. Parti içi demokrasi gide gide parti başkanlarının iki dudağı arasına sıkıştı. Partilerde lider diktası oluştu. Partinin bütün organlarını ve vekilleri lider seçer hale geldi. Liderlerin koltuk çıkarları ulusal çıkarların önüne geçti. Geçen dönemde

Yazının Devamı

METİN’İN KİTABI

23 Ekim 2021

Değerli spor yazarı Ahmet Çakır, Metin Oktay kitabını yeniledi. “Taçlı Kral Metin Oktay” adını verdiği kitabının yeni baskısına son yıllarda onunla ilgili yazılan yazıları ve anıları da ekledi. Efsane kralı gelecek nesillere tanıtacak çok değerli bir eser meydana getirdi.

Önce bu emeği ve çalışmayı kutluyoruz.

Kitapta Metin’i anlatan ve tanıtan onlarca anı, yüzlerce satır var. Biri şöyle:

“Futbolun şiirini, sevginin kitabını yazdı.”

Metin, zihinlere kazınan goller yanında kalplere kazınan sevginin de kahramanıydı.

Her türlü özveriyi de içinde barındıran bir sevgi.

Çakır’ın kitabında Ali Kırca’nın 2000 yılında kaleme aldığı bir yazı var.

Okurken içimizi cız ettiren bir yazı.

Yazının Devamı

SAMİ KOHEN

21 Ekim 2021

Milliyet’in Sami Ağabey’i, Sami Kohen (93) aramızdan ayrıldı.

Abdi İpekçi neslinin son temsilcisiydi. 67 yıldır köşe yazıyordu. Uzun yıllar aynı koridorları paylaştık. Vaktini genellikle çalışarak geçirir, odasında olduğunu bize daktilo tıkırtılarıyla duyururdu. Gazete yıllar önce daktilo çağını kapattı, bilgisayara geçti ama Sami Ağabey son ana kadar yazılarını daktiloyla yazdı.

Abdi İpekçi neslinin olduğu gibi daktilonun da son temsilcisiydi gazetemizde. Bir başka özelliği odasını temizliğiydi. Ne kitap ne dergi bulundururdu. O gün gelen ne varsa akşam eve götürür veya arşive teslim ederdi. Mesai arkadaşlarıyla uzun sohbetleri sevmez, ayaküstü birkaç cümleyle yetinirdi.

Sami Ağabey sağlamcı bir yazardı. Yazılarına duygu, niyet, kehanet katmazdı. Somut ve kaynaklarınca doğrulanmış bilgiler üzerinden yürütürdü yazılarını. O da Abdi Bey gibi dengeli olmaya, tarafsız kalmaya özen gösterirdi. Vakaları anlatır, yorumu daha çok okura bırakırdı.

Basınımız bir uzun mesafe koşucusunu kaybetti. Geride kalanlara uzun ömür ve

Yazının Devamı