‘İnsana yakışır’ istihdam arayışı

19 Mayıs 2016

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Çalışma Konferansı’nın 105’incisi 30 Mayıs 10 Haziran tarihleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak. Toplantıya üye 187 ülkeden işçi, işveren ve devlet temsilcilerinden oluşan delegasyonlar katılacak ve küresel tedarik zinciri, dünya barışı için insana yakışır işler, güvenlik ve afet direnci, “Adil Bir Küreselleşme İçin Sosyal Adalet Bildirgesinin” etkileri gibi konuları tartışacaklar.
Bu yıl konferansın genel tartışma oturumunda, küresel tedarik zinciri içinde sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı ekonomik büyümenin sağlanması amacıyla herkes için istihdam ve düzgün işlerin artırılmasına nasıl katkıda bulunulacağına odaklanılacak.
Çin örneği önemli
Deniz aşırı ve çok uluslu bir yapı arz eden küresel tedarik zincirine günümüzde en iyi örnek, büyük bir küresel ekonomik güce sahip olan ve tüm kıtalara ihracat ve ithalat faaliyetlerinde bulunan Çin ve ilişki içinde olduğu çok uluslu firmalar.
Küresel tedarik zincirinin ekonomik büyümeye katkıları Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı, Dünya Ticaret Örgütü veya Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı tarafından bugüne kadar

Yazının Devamı

GENÇLER MUTLU UMUTLU!

18 Mayıs 2016

TÜİK’in “İstatistiklerle Gençlik Araştırmasından” elde edilen sonuçlara göre, neredeyse 79 milyona ulaşan Türkiye nüfusunun 2015 yılı itibarıyla yüzde 16,4 gençlerden oluşuyor. Yani, ülkemizde 12.9 milyon kişi 15-24 yaş grubunda. TÜİK verilerine göre, genç nüfusun yüzde 51.2’sinin erkek, yüzde 48.8’inin ise kadınlardan meydana geldiği görülüyor.

Araştırmadaki yaşam memnuniyeti sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 63.8’i 2015 yılında kendisini mutlu hissediyor. Bu oran bir önceki yıl yüzde 61.2 idi. Mutluluk oranı, genç kadınlarda (yüzde 69.5) genç erkeklere (yüzde 58) göre daha yüksek düzeyde. Gençlerin mutluluk kaynağı olan değerlerde ilk sırayı sağlık alırken; bunu başarı ve sevgi takip ediyor.

Yaşam memnuniyeti araştırması, gelecekten umutlu olan genç oranının da bir önceki yıla göre yükselerek 2015 yılında yüzde 83’e çıktığını ortaya koyuyor. 2014 yılında buradaki seviye yüzde 78 olmuştu.

Şehir hareketleri

Coğrafi olarak incelendiğinde, Türkiye’deki genç nüfus oranının Hakkari, Şırnak, Siirt, Ağrı ve Van gibi doğu illerinde daha yüksek olduğu görülüyor. Buna karşılık, genç nüfus oranının en düşük olduğu iller Muğla, Sinop, Balıkesir ve Zonguldak.

TÜİK verileri genç nüfusta net göç

Yazının Devamı

ÇOCUKLAR DUYMASIN!

15 Mayıs 2016

Anayasaya göre, kimse yaşına uymayan işlerde çalıştırılamaz ve küçükler çalışma şartları bakımından özel olarak korunur. İş Kanunu 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasını yasaklamıştır. 15 yaşını dolduranlar ise bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişimlerini etkilemeyecek, okula gitmelerine, derslerini takip etmelerine ve mesleki eğitimlerine engel olmayacak şekilde çalıştırılabilir.

Yönetmeliğe göre; işverenler çocuk ve genç işçileri, çalışmaya başlamadan önce işyerindeki riskler konusunda uyarmalı, eğitimlerini vermeli ve sürekli gözetim altında tutmalı. Aynı şekilde genç işçilerin çalışma süreleri de eğitime devam edip etmemelerine göre düzenlenmiş. Buna göre 15 yaşını doldurmuş genç işçi, eğitimine devam ediyorsa, eğitim saatleri dışında günde en fazla iki ve haftada on saat çalıştırılabilir. Eğitime devam etmiyorsa bu süreler günde en fazla yedi, haftada kırk saate kadar artırılabilir. 18 yaşını doldurmamış genç ve çocuk işçilerin sanayiye ait işlerde gece çalıştırılmaları yasak. Ayrıca, bu çocuk işçiler en az 40 saat hafta tatili yapmadan çalıştırılamaz. Çocuk ve genç işçilere verilecek yıllık ücretli izin 20 günden az olmaz, iznin tamamı kesintisiz

Yazının Devamı

Yeni anneler için ‘YARIM çalışma’

12 Mayıs 2016

Kadın işçi ve memurlar için doğum sonrasında part - time çalışma hakkı söz konusu. Kadın memur ve işçilere birinci doğum sonrasında 2 ay, ikinci doğum sonrasında 4 ay ve üçüncü doğum sonrasında 6 ay boyunca part - time çalışma hakkı tanınıyor. Dahası bu süreler, çoğul doğumlarda 1 ay fazla kullanılabiliyor. Engelli çocuğu olanlar her doğumda 12 ay boyunca part time çalışabiliyorlar. Ayrıca, evlat edinme halinde de bu haktan yararlanılması mümkün.
Yarım ödenek
Gerek kamu, gerekse özel sektörde çalışan kadınlar, doğum sonrası ücretli izin hakları sona erdiğinde part - time çalışma hakkını kullanmaya başlayabiliyorlar. Diğer taraftan, part time çalışma hakkını kullanan kadın işçi ve memura ayrıca süt izni verilmiyor.
Doğum sonrası part time çalışan işçiye İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmak üzere “yarım çalışma ödeneği” ödeniyor. Doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneğinin günlük miktarı, günlük asgari ücretin brüt tutarı kadar. Dolayısıyla, asgari ücret düzeyinden çalışan bir kadın işçinin bu dönem boyunca ücretinde herhangi bir kayıp söz konusu olmuyor.
Ayrıca, doğum veya evlat edinme sonrasında part - time çalışma hakkından yararlanan kadın çalışanlar

Yazının Devamı

Doğum borçlanması yapanın primi artar

11 Mayıs 2016

Kadın çalışanların emekliliğe hak kazanmasında “doğum borçlanması”nın önemi çok büyük. Kadın çalışanlar, doğum nedeniyle ara verdiği iş yaşamında prim günü eksikliği yaşayabilir. Emeklilik için gerekli yaş daha sonra tamamlansa bile primleri yeterli olmayabilir. Bu nedenle sosyal güvenlik sistemimiz, kadın çalışanlara doğum nedeniyle ortaya çıkan prim kayıplarını daha sonra borçlanarak tekrar kazanma imkanı tanımaktadır.
Bağ-Kur’lular dahil
Doğum borçlanmasını Eylül 2014 tarihine kadar 4/a’lı kadınlar, yani eski adıyla SSK’lı kadınlar yapabiliyordu. Bu tarihte yürürlüğe giren yasayla 4/b ve 4/c’li olarak bilinen Bağ-Kur’lu ve Devlet Memurları Kanunu’na tabi kadın çalışanlar da doğum borçlanması yapma hakkını elde etti.
Doğum borçlanması yapmak isteyenler gereken ön koşullar şöyle:
- Kadın çalışanın doğumdan önce muhakkak sigortalı, Bağ - Kur’lu veya devlet memuru olması.
- Sigortalının adına kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmiş olması.
- Doğumdan sonra 2 yıl içinde çalışılmamış olması.

Yazının Devamı

Çalışan annelere pozitif ayrımcılık

10 Mayıs 2016

Anneler Günü’nü kutladık. Bu özel günde anneliğin ne kadar zor bir görev olduğunu tekrar hatırladık... Biz de bu haftaki yazılarımızı çalışan annelerin haklarının neler olduğu konusuna ayırdık.
Tüm annelerimiz, özellikle de çalışan annelerimiz, hem evin yükünü üstleniyorlar, hem de iş hayatında yer alarak evlerinin geçimi için mücadele veriyorlar. Evin direği olan anneleri çalışma yaşamında ayrıcalıklı kılmak toplumun sağlığı ve huzuru bakımından son derece önemli. Çalışma yaşamında yer alan kadınlarımızın yasalardan kaynaklanan ve pozitif ayrımcılık olarak nitelenecek çok sayıda avantajları bulunmakta. Bu avantajlar ve haklar aile birliğinin sağlanması açısından son derece önemli.
- İlk olarak henüz anneliğe aday olmuş, ancak evine gelir kazandırmak için çalışmaya devam eden annelerin haklarını inceleyelim... Bu kadınlarımız için iş yasamız koruyucu düzenlemeler getirmiştir. Gebe olduğunu sağlık raporuyla belgeleyen anne adayları sadece gündüz çalışması yapabilirler. Hiçbir şekilde gece çalıştırılamazlar. Diğer yandan yeni doğum yapmış, ardından yasal sürenin sonunda işe geri dönen annelerin de doğumu izleyen 1 yıl içerisinde gece çalıştırılmaları yasaklanmıştır.
Hemen ifade

Yazının Devamı

İşçi dosyasına dokunan yanar

8 Mayıs 2016

Günümüzde teknolojinin geldiği nokta bilginin sınırsız bir şekilde kullanılabilmesini sağlamakla birlikte mahremiyetini de tehlikeye düşürmüş durumda. Kişisel bilgilerin kullanılması en çok iş ilişkisinde söz konusu oluyor. Bu nedenle işçinin kişisel verilerinin nasıl kullanılacağı ve işçinin bilginin kullanılması nedeniyle zarara uğrarsa bunu işverenden isteyip isteyemeyeceği soruları çok önem kazandı.
İşçilerin kişisel verilerine net bir sınırı önceden çizmek mümkün olmamakla birlikte çalışanın kimlik bilgileri, adresi, tabiiyeti, evli olup olmadığı, doğum tarihi, herhangi bir suçtan mahkum olup olmadığı, siyasi görüşü, sağlık durumu, cinsel yönelimi, dini, ırkı, etnik kökeni, birtakım gruplara aidiyeti, e-posta yazışmaları kişisel veri deyince ilk akla gelenler arasında. Kişisel veriler bunlarla da sınırlı değil. Bu ve benzeri bilgilerden üretilen yeni bilgiler düşünüldüğünde neredeyse sınırsız bir boyuttan bahsetmek mümkün. Kanun, kişisel veriyi, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlıyor.
Özlük dosyasında durum
Kişisel bilgilerin ancak çalışanın rızası ile kullanılabileceği ve işlenebileceği kabul ediliyor. Fakat diğer

Yazının Devamı

‘Sosyal girişimi’ desteklemek şart

5 Mayıs 2016

Sosyal girişimler sosyal sorunlarla mücadele etmek amacı ile kurulan ve bu sorunlara karşı yenilikçi çözümler üreten organizasyonlardır. Amaçlarını gerçekleştirmek için finansal sürdürülebilirlikleri açısından piyasa mekanizması içerisinde yer alırlar. Kar amaçlı bir şirket gibi davranarak girişim faaliyetleri aracılığı ile kar elde eder, elde ettiği bu karın tamamını ise sosyal amaca dönük olarak kullanırlar.
Sosyal girişimler için kazanılmış gelir, sosyal sorunlarla mücadelede kendi kendilerine yetebilen örgütler olmaları bakımından finansal kaynaklarının başında yer alsa da tek başına yeterli değil.
İstihdam yaratıyor
Sosyal girişimciliğin oluşturduğu en önemli ekonomik değerlerden biri istihdama olan katkısı. İstihdam imkânları yaratma noktasında önemli bir potansiyele sahip olan sosyal girişimler, birer piyasa aktörü olarak ekonomik büyümeye de katkıda bulunuyor.
Dünya’daki örnekleriyle kıyaslandığında Türkiye’de tam anlamıyla bir sosyal girişim yapılanmasından bahsetmek güç. Çünkü, Türkiye’de sosyal girişimlere ilişkin özel bir yasal düzenleme bulunmuyor ve ayrı bir tüzel kişilik olarak kabul edilmiyorlar. Dolayısıyla Türkiye’deki sosyal girişimler; vakıf, dernek ve

Yazının Devamı