Milli birlik ve beraberlik içinde olduğumuz, bir sene önce hain darbe girişimi nedeniyle kaybettiğimiz şehitlerimizi andığımız bu günlerde, ekonomik büyümemiz açısından son derece önemli olan Ulusal İstihdam Stratejimizden bahsedeceğim. 2014 2023 Ulusal İstihdam Stratejisinin 2017 2019 dönemini kapsayan yenilenen eylem planları geçtiğimiz hafta Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Eylem planları kapsamında, hem vizyonu Cumhuriyetimizin 100.yılı, yani 2023 olan Strateji’nin ana eksenleri itibarıyla, hem de 7 temel sektöre yönelik politikaların hayata geçirilmesi planlanıyor.
Stratejinin amacı
2014 2023 Ulusal İstihdam Stratejisinin ilk eylem dönemi (2014 - 2015) sona erdi. Stratejinin yeni dönem eylem planlarının belirlenmesi ve Stratejinin makroekonomik gelişmeler doğrultusunda güncellenmesi amacıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının koordinasyonunda, akademisyenlerin, sosyal tarafların, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla ulaşılan mutabakat sonucunda hazırlanan Ulusal İstihdam Stratejisi (2014-2023) ve Eylem Planları (2017-2019), Yüksek Planlama Kurulu tarafından kabul edildi. Stratejinin temel amaçları; istihdamın
Engellilerin istihdama kazandırılması günümüz çalışma yaşamının önemli sorunlarından biri haline geldi. İşverenlerin, 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde 3 engelliyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen engelli istihdamında istenilen seviyeye ulaşılamıyor. Engellilerin istihdamında en çok karşılaşılan sorun işverenle çalışmak isteyen engellinin biraraya gelememesi ve işverenlerin çoğunlukla istihdam edecek engelli bulamaması. Çalıştıracağı engellileri kendileri bulamayan işverenler aracılık için İŞKUR’a başvuruyor.
Engelli istihdamında gözden kaçan fakat işlevsel olacak diğer bir yöntem ise işverenin kendi çalışanlarının engelli olmaları halinde, engelliliklerinin tespitini yaptırarak onları engelli statüsünde çalıştırmaktır. Mevcut çalışanlardan engelliliği olanlar bu durumun sağlık raporu ile tespiti halinde, işyerinde meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde engelli statüsünde çalıştırılabilecek. İş Kanunu’na göre, işyerinde çalışırken engelli hâle gelenlere işten ayrılmışlarsa tekrar istihdamlarında öncelik tanınacak.
Rapor alınmalı
Doğuştan ya da sonradan herhangi bir hastalık veya
15 Temmuz Türkiye’yi işgal girişimi sonrası ülkemizin hainlerden temizlenmesi için büyük bir hamle başlatıldı. İşgal girişimi ile birlikte ülke ekonomimizin gidişatını değiştirmek için içerden dışardan şer odakları da harekete geçince ekonomik alanda da bir seferberlik gerekliliği söz konusu oldu. Bu nedenlerle hayata geçen istihdam seferberliği kapsamındaki sigorta prim teşviki ve iş olanaklarının artırılması çalışmalarında bir adım öteye gidilmesi söz konusu olacak. Ekonominin toparlanması ve işsizliğin önlenmesi için atılan adımların genişletilmesi ile işsizlik oranındaki azalmanın da hızlanması bekleniyor.
Nasıl uygulanıyor?
İstihdam seferberliği kapsamında 687 sayılı KHK ile hayata geçen istihdam teşviki, bugüne kadar uygulanan en geniş kapsamlı, en cömert ve en basit teşvik. İstihdam teşviklerinde mevcut uygulamalarda yalnızca sigorta primi işveren hissesinin karşılanması söz konusu. Ancak istihdam seferberliği teşvikinde bir adım ileri gidildi ve damga vergisi ve gelir vergisi de teşvik kapsamına alındı. Bu şekilde asgari ücretli bir işçi için işverene verilen teşvik miktarı 773 TL’yi buluyor. Bu teşvik miktarı yürürlükteki pek çok sigorta prim teşvikinden çok daha yüksek.
İŞKU
Yaz aylarında okul tatili nedeniyle çok sayıda genç ve çocuk işgücü piyasasına girdi. Çocuk ve gençlerin çalıştırılması açısından, işverenlerin dikkat etmesi gereken çok önemli hususlar var.
İş Kanununa göre, 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasak. Bununla birlikte, 14 yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış olan çocukların bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin de okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilmesi mümkün.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yönetmeliği çocuk ve genç işçilerin çalışabilecekleri alanları düzenliyor.
Buna göre, çocukların çalışabilecekleri işler için “hafif iş” tanımlaması yapılmıştır. Hafif iş, yapısı ve niteliği açısından çocuğun gelişimine veya sağlık ve güvenliğine zararlı etki yaratmayan ve okula devamı engellemeyen iş olarak ifade edilebilir.
Çocuk ve genç çalıştırılamaz!
İş Kanununa göre, maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında çalışılacak işlerde, sanayiye ait işlerde ve gece dönemine rastlayan işlerde çocuk ve genç işçilerin çalıştırılması yasaktır.
‘Çocuklar’ hangi işte çalışabilir?
Çocukların çalışab
Hayatımızda sosyal medya odak noktası haline gelirken kişisel bilgilerimizin güvenliği konusu da daha çok tartışılır oldu. Teknolojinin bilgiyi depolamaktaki gücünün sınırsız olması, bu bilginin kullanılmasının kişilerin özel yaşamının gizliliğini çoğu kez tehlikeye düşürmesi konunun önemini daha da artırdı.
Ülkemizde bu husus uluslararası kaynaklarla birlikte Anayasa’nın Özel Hayatın Gizliliği hükmüyle birlikte özel bir korumaya kavuşturuldu. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle kişisel verinin ne olduğu ve verinin ne şekilde korunacağının yöntemi belirlendi.
Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanıyor. Hayatımızın büyük çoğunluğunun çalışarak geçtiğini düşünecek olursak, kişisel verilerimizin en çok biriktiği alan işyerlerimiz oluyor.
İşlenen veriler çoğalır
İş ilişkisi içinde işçinin kişisel verilerinin nasıl temin edileceği, elde edilen verinin nasıl kullanılacağı ve işçinin verinin kullanılması nedeniyle zarara uğraması halinde bunun tazminini nasıl isteyeceği detaylı olarak düzenlendi.
Çalışanın nüfus bilgileri, ikametgâhı, uyruğu, medeni hali, doğum tarihi, adli sicil kaydı, siyasi görüşü,
Sosyal yardımla yaşanların bu duruma alışmaması ve istihdam edilmesi için çok önemli bir adım geldi. Bu kişileri istihdam eden işverene teşvik verilecek. Kendisine önerilen işi 3 kez kabul etmeyenin yardımı ise 1 yıl kesilecek.
Sosyal yardımların amacı, kişilerin yoksulluğa düşmelerinin engellenmesi. Yani, sosyal yardım alan kişiye sağlanan desteklerin miktarı, ortalama gelir seviyesinin altındadır.
Sosyal yardımlarla kişinin gündelik hayatını sürdürebilmesi sağlanmaya çalışılır. Ülkemizde son dönemde sosyal yardımların kapsadığı nüfus önemli ölçüde arttı.
Sosyal yardım alanların yardıma muhtaç kalmamalarının sağlanması için sosyal yardım istihdam bağlantısının kurulması gerekiyor. Bu konuda, çok önemli bir adım atıldı ve sosyal yardım alan kişileri istihdam eden işverene teşvik getiren yönetmelik yayımlandı.
32 milyar TL harcandı
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2016 yılı verilerine göre, geçtiğimiz yıl toplamda 32 milyar TL’lik sosyal yardım yapılmış. Sosyal yardımlardan 3 milyon 154 bin hane faydalanmış. Sosyal yardımların gayri safi yurt içi hasıla içerisindeki oranı da yüzde 1.45’e yükselmiş. Sosyal yardımların miktarının artması ve kapsamının genişlemesi önemli. Ancak
Bugün Ramazan Bayramı’nın ikinci günü. Ramazan bayramını tatil fırsatı olarak değerlendirmek veya memleket özlemini giderebilmek için çok sayıda çalışan arefe gününden planını programını yaptı. Ancak bazı çalışanlar bayram günlerinde bile çalışacaklar.
Bayram veya genel tatil günlerinde yapılan çalışmalar, İş Kanununda düzenlenmiştir. Buna göre, bayram günlerinde çalışanlara arefe günü ve bayramdaki çalışmalarının ücreti zamlı olarak ödenecektir. Bununla birlikte, işveren işçisine “bayram sonrasında izin kullanabilirsin” dese bile, bayramda yapılan çalışma zamlı olacaktır.
Çalışana iki kat maaş
Bayramda çalışan işçilere verilecek ücret normal zamanda elde ettikleri ücretin iki katı tutarındadır. Bu zamlı ücret bayramın üç günü için ayrı ayrı ve yine arife günü öğleden sonrası için de ayrıca hesap edilecektir. Aylık ücret alan bir çalışan için toplam brüt ücret tutarı 30’a bölünerek bir günlük ücret tutarı hesap edilecek, ortaya çıkan rakam bayramda yaptığı çalışma günüyle çarpılarak aylık ücretine ek olarak ödenecektir. Çalışan aylık ücret değil de çalıştığı süreye bağlı ücret alıyorsa, bayramda yapılan çalışmanın karşılığı, çalışmaksızın hak kazanılacak bir günlük ücret artı
Hafta tatili, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın TBMM gündemine gelmesiyle birlikte çalışma hayatının en çok konuşulan konusu haline geldi. Hafta tatili, çalışanlara iş günlerinde çalışmış olmaları koşuluyla yedi günlük zaman dilimi içinde en az yirmi dört saat kullandırılan dinlenme zamanını ifade ediyor. Hafta tatili hem İş Kanunu’na, hem de Borçlar Kanunu’na göre çalışana kullandırılması zorunlu olan bir izin.
Sanayinin Geliştirilmesi Kanunu birinci maddesiyle Hafta Tatili Kanunu’nu yürürlükten kaldırıyor. Hafta Tatili Kanunu işletmelerin haftada bir gün tatil edilmesini zorunlu tutuyor. İşletmelerini sürekli çalıştırmak isteyenlere ruhsat zorunluluğu getiriyor. Günümüzde işletmeler yedi gün, yirmi dört saat çalışıyor. Bu durumda işverenler bürokratik işlemle uğraşmak zorunda kalıyor.
İşletmenin çalışması ile işçinin çalışmasını birbirinden ayırt etmek gerekiyor. Bir işletme, işçilerin yasada getirilen çalışma sürelerine uyarak, faaliyetini yedi gün, yirmi dört saat sürdürebilir. Bunun anlamı, işveren yasal çalışma süreleri sınırına uyacak, üretimini devamlı kılmak