Fatih Terim’in, Manchester United maçında yorgun düşen kadroda revizyona gitmesi doğruydu. Yapılan rotasyon abartlı gibi gelebilir, ancak alternatif oyuncuların forma rekabeti içinde var olmaları adına yerindeydi.
Sarı-kırmızılı takım ilk yarıda etkisiz, ikinci yarıda daha organize göründü. Yekta’nın golüyle rahatlayan Galatasaray’da, Umut Bulut ikinci yarıda yakaladığı net fırsatı gole çevirse maç erken biterdi.
Muslera penaltıda kalitesine yakışmayan ciddi bir hata yaptı. Çapraz pozisyondaki rakibini, takım arkadaşının markajı altında olmasına rağmen indirerek kırmızı kartla atıldı, maçı krize soktu. Felipe Melo’nun, Muslera’yı kıskandıracak şekilde penaltıyı kurtarması geceye damgasını vurdu. Belki de uzun yıllar penaltı atışı kurtaran bir orta saha oyuncusu göremeyeceğiz!
Terim’in üç değişiklik hakkını kullanması nedeniyle Ufuk’un kaleye geçememesi ise ayrı bir talihsizlikti. Bu sezon hiç oynamayan Ufuk, çok özlediği formayı giymek için kupadaki Balıkesir maçını bekleyecek.
Süper Lig’de ilk 4 haftayı 2 beraberlik, 2 galibiyetle kapatan Beşiktaş daha sonra üst üste 3 yenilgi almıştı. Kartal’ın bu uzun soluklu yarışa çok erken havlu atacağı konuşulmaya başlanırken, Samet Aybaba’nın ateşten koltuğu için düşünülen teknik direktör adayları ciddi, ciddi dile getirilir olmuştu.
İnönü Stadı’ndaki Trabzonspor maçının ikinci yarısını başlatan düdüğe kadar her şey toz dumandı. İkinci yarıda sergilenen cesur futbol, kaçan goller, müthiş heyecan, kazanma isteği ve enerji Beşiktaş’ı yarışa yeniden ortak etti. Siyah-beyazlı futbolcular maçtan sonra avuçlarının içinden kaçan galibiyetin üzüntüsüyle kendilerini çimlere atarken, Aybaba’nın ağzından, “Biz şimdi takım olduk” sözleri dökülmüştü.
Kartal daha sonra Kasımpaşa’yı 3-1, Mersin’i 3-0 yenerken, Bursa ile 3-3 berabere kaldı. Ertesi gün gazetelerde, “Ne maçtı ama”, “Saygılar”, “Ayağınıza sağlık”, “İkinize de helal olsun” başlıkları vardı. Beşiktaş, Bursa’ya karşı sahasında 2 puan kaybetmesine rağmen hem taraftarından hem de basından tam puan almayı başarıyordu.
Medical Park Antalyaspor maçı ise “aksiyon filmi” gibiydi. Gol düellosundan galip çıkan siyah-beyazlı takım, Antalya’nın 6 maçlık yenilmezlik
Mersin’de, “temposuz, idare futboluyla” kazanmaya çalışan Galatasaray beraberlikle yetinmişti. Sarı-kırmızılı takım dün Karabük maçına adeta geçen hafta bıraktığı yerden başladı. Alışılan Galatasaray temposunun yerinde ilk yarıda yeller esiyordu. “Nasıl olsa kazanırız” psikolojisi futbolcuların resmen ayaklarını bağlamıştı. Ahmet İlhan’ın golü Arena’da soğuk duş etkisi yaparken, Burak eşitliği sağladı, ama Melo başta olmak üzere sarı-kırmızılılar yürümeye devam ediyordu.
İkinci yarıya Umut-Elmander değişikliğiyle başlayan Fatih Terim daha sonra Engin ve Amrabat kartlarını da açtı. Risk alan Terim oyunu rakip yarı sahaya yıkmayı başardı fakat Lualua tehdidi hep canlı kaldı. Sarı-kırmızılı takımın son yarım saatte kalitesini göstermesi beklenirken, tribün baskısı nedeniyle fırsatlar kaçırıldı ve İlhan Parlak son darbeyi indirdi. Cim-Bom’un, Manchester United önündeki işi artık daha da zor. Bu tehlikeli görevi bu futbolla yerine getirmeleri çok zor görünüyor.
Spor Toto Süper Lig’in 11. haftasına temsilcilerimiz Galatasaray ve Fenerbahçe’nin, Avrupa’da elde ettikleri çok değerli galibiyetlerin moraliyle başladık.
Önce nefesleri kesen Beşiktaş-Bursaspor maçını izledik, ardından Trabzonspor’un, Akhisar Gençlik karşısında aldığı kritik galibiyete tanık olduk. Sivasspor, ligin en formda ekiplerinden Eskişehir’i tek golle yenerek kendine gelirken, eşitlikle kapanan Kasımpaşa-Medical Park Antalyaspor mücadelesinde konuk ekibin 5 haftalık galibiyet serisi sona erdi.
Karabükspor, Mesut Bakkal’la ilk maçında İstanbul Büyükşehir’e şans tanımadı, Gençlerbirliği de Şanlıurfa’da oynanan maçta Gaziantepspor’u bileğinin hakkıyla mağlup etti. Cluj yorgunu Galatasaray, Mersin İdmanyurdu deplasmanında 1 puanla yetindi, Fenerbahçe ise bu sezon ilk kez tüm taraftarıyla buluştuğu maçta Orduspor’u dize getirdi. Kayserispor da, Yılmaz Vural’la yükselişe geçen Sanica Boru Elazığspor’u deplasmanda farklı yenerek gücünü gösterdi.
Haftaya damgasını vuran oyuncular, Adrian Mierzejewski ile Sezer Öztürk oldu...
Trabzonspor formasını bu sezon ilk kez Antalyaspor deplasmanında giyen Adrian hem attığı golle hem de yetenekleriyle alkış toplamıştı. Polonyalı
Cluj deplasmanında şapka çıkarılacak bir performans ortaya koyan Galatasaray; Mersin’de tempo ve kalite olarak beklentinin çok altında kaldı.
Romanya’da büyük efor harcarken, ciddi ölçüde yıpranan sarı-kırmızılılarda özellikle sol kanat işlemedi. Emre Çolak’ın, Caner Erkin misali sürekli içeriye girmesi, Riera’nın, Nduka tehdidi nedeniyle hücuma çıkamaması, Cim-Bom’un solunu çökertti. Hamit Altıntop’un sağ kanat performansı da yeterli olmayınca rakip kalede baskı kurulamadı.
Umut’un takipçiliğini konuşturarak attığı golden sonra Galatasaray’ın baskısını yoğunlaştırıp ikinciyi bulması bekleniyordu, ancak aksine Mersin vites artırdı. Ligin en iyi kafacısı Nobre, hatalı çıkan Muslera’yı gafil avlayınca skora denge geldi. Bu karşılaşmanın, “idare futboluyla” ligde maç kazanmanın çok zor olduğunu G.Saray’a yeniden hatırlattığını düşünüyorum.
Spor Toto Süper Lig’de yine bol sürprizli, bol heyecanlı ve hakem hatalarıyla dolu bir haftayı geride bıraktık.
Sanica Boru Elazığspor ligdeki ilk galibiyetine Gençlerbirliği deplasmanında imza atarken, ortaya koyduğu pozitif futbolla gelecek haftalar için umut verdi. Yılmaz Vural’ın kısa sürede ayağa kaldırdığı bordo-beyazlı takımda özellikle genç oyuncu Aydın Karabulut’un performansı müthişti. Son 3 maçta 4 asist yapan Aydın’ın, Gençlerbirliği maçında önce Sedat’a ardından Sinan’a verdiği gol pasları şapka çıkarılacak cinstendi.
Bursaspor’u deplasmanda devirerek haftanın ikinci büyük sürprizini gerçekleştiren Kasımpaşa, Şota Arveladze yönetiminde ilk galibiyetine ulaştı. Fenerbahçe’de hiç kimseye kendini beğendiremeyen Özer Hurmacı attığı 2 golle kritik galibiyette başrolü oynadı.
Galatasaray, Büyükşehir karşısında zorlanmadan kazandı. Beşiktaş, Mersin İdmanyurdu önünde ilk yarıdaki müthiş futboluyla gülerken, Oğuzhan Özyakup alkışları topladı. Akhisar’da sezonun ilk deplasman galibiyetini elde eden Fenerbahçe ise futbol olarak yine sınıfta kaldı.
Bu hafta; Trabzonspor’u da yenerek 5’te 5 yapan zirve ortağı Medical Park Antalyaspor ile gözünü liderlik koltuğuna diken
Büyükşehir, Abdullah Avcı sonrası adeta öksüz kalmış bir çocuk gibi. Avcı’nın yardımcısı Arif Erdem mirası çok kısa sürede tüketmişti. Carlos Carvalhal’in oynatmak istediği sistem de, Abdullah Avcı’nın 5 sezon uyguladığı kontratağa dayalı düzene uymayınca organizasyon diye bir şey kalmadı. Her zaman bekleyen, rakiplerine kontratak tuzakları kuran Büyükşehir dün Galatasaray’a karşı hiçbir savunma tedbiri almadan hücum oynamaya kalkınca hem kendine ihanet etti hem de ağır fatura ödedi. Galatasaray’a karşı böyle bir defansla kontrolsüz hücum ederseniz mağlubiyet kaçınılmaz olur.
Galatasaray, Kayseri’nin ardından Büyükşehir’i de 3 golle yendi, ancak sarı-kırmızılı takımın iyi futbol oynadığı söylemek zor. Antalyaspor’a karşı deplasmanda elde edilen 4-0’lık galibiyetten sonra, “Bu futbol Manchester’a yetmez” diye yazmıştım, bu kez de, “Cluj’a yetmez” diyorum. Cim-Bom’un, kazanmak zorunda olduğu Romanya deplasmanında her hattıyla çok daha etkili futbol oynaması gerekiyor.
Aykut Kocaman, Süper Lig başladıktan sonra 2 kez milli araya girilmesine rağmen Fenerbahçe’ye tek hazırlık maçı yaptırmadı. Emre ve Alex’in gönderilmelerine karşın Semih, Salih, Sezer, Recep ve Özgür’e toplamda 111 dakika şans tanıdı. Hal böyleyken 17 resmi maçta alınan 7 beraberlik, 4 yenilgi kimseyi şaşırtmamalı
Spor Toto Süper Lig’in 9. haftası yine derslerle doluydu. Futbolu geriye giden Orduspor, Gaziantepspor deplasmanında ağır bir fatura ödedi, namağlup unvanını kaybetti. Sivasspor, 8 haftada 3 gol atabilen Akhisar’a evinde 2-1 kaybetti, zirveyi hedeflerken 3 maçtan 1 puan çıkarabildi.
Gol krizindeki Trabzonspor sahasında Bursaspor’a teslim oldu. 9 maçta sadece 7 gol atabilen bordo-mavili takımın 90+3’teki nizami sayısı ise hakemin hatalı faul kararına takıldı. Burak’la oynamaya çok alışan Karadeniz ekibinin; Halil, Janko veya Emre Güral’ı en kısa sürede Burak’a dönüştürmesi şart. Bu üçlüden yeni Burak olmaya en yakın isim Emre gibi görünüyor. Şenol Güneş’in, genç forvete daha fazla güvenmesi, daha fazla forma vermesi gerekiyor.
Mersin İdmanyurdu, Büyükşehir’i yenerek şanssızlığını kırdı, nihayet galibiyetle tanıştı. Elazığspor da, Eskişehirspor’la berabere