Sadece sanatçılığıyla değil, aynı zamanda örnek bir Cumhuriyet kadını olmasıyla da hepimize gerçek bir rol modeliydi Gülriz Sururi.
‘Gülriz gibi yaşlanmak’ başlığıyla paylaştığı bilgiler de, 90 yaşında elinde iPad’iyle aynadan kendi çektiği bikinili fotoğrafıyla da hepimize önemli dersler verdi.
Hem her yaşta çağa ayak uydurmak gerektiği konusunda hem de her yaşta bedenimize, sağlığımıza dikkat etmemiz, özen göstermemiz konusunda.
Her zaman zarif, bakımlı ve mükemmeliyetçiydi.
Hayatı boyunca sanat ve kız çocuklarının eğitimi için çalıştı.
Sadece hayatı değil, vedası da kendisine yakışır şekilde oldu.
Birikimini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Ali Nesin Matematik Köyü ve İKSV ile birlikte oluşturduğu tiyatro ödülüne ayırdı.
Geçen mart ayında tam da evlerimize kapandığımız süreçte, sosyal mesafemizi korurken yapabileceğimiz en iyi aktivitelerden biri podcast dinlemekti.
Dior Talks serisinde çağdaş sanat takipçilerinin ilgisini çekecek bir podcast dinlemiştim.
Konuk Tracey Emin’di.
Tracey Emin, kimliğin ve bireyselliğinin, yaratıcılık ve moda konusunda oynadığı rolü Instagram’daki @TheGreatWomenArtists hesabının yöneticisi küratör Katy Hessel’e anlatmıştı.
Hatırlarsınız, Tracey Emin’i önce ‘Arıza ve aykırı İngiliz sanatçı’ diye övdük, sonra “Eskiden bombaydı, artık devri kapandı” diyenler bile oldu İstanbul’a geldiğinde.
Oysa İngiltere’de ve Avrupa’da Tracey Emin hâlâ çok popüler, çağdaş sanat takipçilerini şaşırtmaya devam ediyor.
Kıbrıslı Türk bir babanın kızı olmasına rağmen İngiltere’nin gelmiş geçmiş en önemli çağdaş sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor.
Bol ödüllü yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun daha önce Oscar özel ödülü alan sanal gerçeklik filmi “Carne y Arena”, Kovid-19 sonrası bu ay yeni bir sergiyle dünya turnesine çıkıyor. Peki, ama neden şimdi?
Steve Jobs, biyografisini yazdırabilmek için bir yazarın peşinden tam beş yıl koşmuş. Yazar Walter Isaacson’u ilk kez 2004 yılında aramış. Her seferinde aynı cevabı almış: “Senin hayatını yazmak için daha çok erken. Önce emekli ol, 10-20 yıl sonra bakarız.” Ama Steve Jobs ısrarla “Ama ben iyi bir konu olurum” demiş.
Daha önce Benjamin Franklin ve Henry Kissinger gibi isimlerin biyografilerini yazan Walter Isaacson ise o sırada Albert Einstein’ın biyografisini bitirmek üzereymiş. Belli ki ön yargıya kapılmış, Steve Jobs’ı, kendisini tarihi değiştirmiş büyük isimlerle bir görüyor diye yadırgamış.
Tarih yazanın hayatını yazmak
Tam beş yıl sonra, 2009’da Jobs’ın eşi Laurene Powell Jobs, “Steve hakkında kitap yazacaksan şimdi yazmalısın” demiş
Covid-19 nedeniyle birçok iş durdu, en çok etkilenenlerden biri de sahne sanatlarıydı. Sadece yıldız isimler değil, sahnede onlara eşlik edenlerden sahne arkasındaki görevlilere, hatta organizasyon şirketlerine dev bir çark durmak zorunda kaldı ve tabii ister istemez herkes etkilendi. Bu durumda ‘Future Nostalgia’ albümünü yayımlayarak öncü oldu Dua Lipa.
Şimdi ise öncülüğünü bir adım daha ileri götürüyor ve ‘Studio 2054’ adını verdiği müthiş bir performans hazırlığında. 27 Kasım’da tüm dünyada canlı yayınlanacak bu performans büyük bir depoda, değişen setler ve kostümlerle gerçekleşecek. Hatta konuk sanatçılar da akrobatlar da, Dua’ya sahnede eşlik edecek.
Dua’nın günde yedi saat çalışarak hazırlandığı bu gösteriye tabii ki izleyiciler pandemi nedeniyle fiziksel olarak katılamayacak ama çevrim içi yapılacak canlı yayını bilet alarak dünyanın her yerinden izleyebilmek mümkün. Üstelik farklı bilet kategorileri de var, 8 sterlin’e satışa çıkan
Müzayede evi Sotheby’s’in 27 Ekim’de İslam Eserleri Müzayedesi vardı.
Öncesinde Ortadoğu satışlarının başındaki Benedict Carter ile Londra’da bir araya gelip açık artırmaya çıkacak eserleri inceleyerek Covid-19 sonrası sanat piyasasındaki değişiklikleri konuşmuştuk.
İslam Eserleri Müzayedesi’yle aynı gün gündüz ise Kudüs’teki L.A. Mayer İslam Eserleri Müzesi koleksiyonundan bir seçki açık artırmaya çıkacaktı.
Ancak son anda İsrail hükümetinin Kudüs’te yer alan koleksiyonun Kudüs dışına çıkmasını istememesi nedeniyle müzayede ertelendi.
İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin “Bu değerli eserler satıldığı anda kaybeden toplum olacak. Bu eserlerin İsrail’de kalabilmesi için elimizden geleni yapmalıyız” diye bir açıklama yaptı.
Osmanlı eserleri de var
Müzayedede satışa çıkacak eserler arasında Osmanlı tarihinden değerli parçalar da vardı.
Müzelerin ayakta kalmakta zorluk çektiği, bu yüzden koleksiyonlarından bir bölümü satışa çıkardıkları bu dönem aslı
Tam 4 yıl önce bugünlerde New York Guggenheim Müzesi’ndeydim.
Guggenheim’ın ilk müzesi, Frank Lloyd Wright eseri silindir şeklinde bir binada yer alıyor.
Bu binada olma nedenim, Guggenheim Müzesi’nin büyük ödülü Hugo Boss Prize’ın 20. yıl töreniydi.
Bu ödül, sanat dünyasında bir sanatçının kariyerini değiştirebilen büyük bir prestij ve tabii ödülün tam 24 yıldır devam ediyor olması önemli.
Peki ama neden bu kadar önemli?
Sadece çok değerli bir jüri tarafından seçilmesi ve 100 bin dolarlık bir para ödülü olması değil, The Hugo Boss Prize’ı özel yapan.
Ödül gecesi Guggenheim Direktörü Richard Armstrong’la da uzun uzun sohbet etme şansım olmuştu.
Çağdaş sanatçıları asıl heyecanlandıran, bu ödülü kazanan kişinin Guggenheim gibi bir müzede kişisel sergi açma fırsatı.
Tesla ve SpaceX ile sık sık adından söz ettiren Elon Musk’ın 72 yaşındaki süpermodel annesi Maye Musk. Maye Musk’ın “Bir Kadın Plan Yaparsa-Ömür boyu macera, güzellik ve başarı için tavsiyeler” başlıklı kitabının Türkçesi bu hafta yayımlandı
Bir kadın gazeteci, Daily Beast adlı haber sitesinde Elon Musk’ı eleştirmenin artık mümkün olmadığını, çünkü en küçük eleştiride bile milyonlarca takipçisini kadın gazetecilere karşı kışkırtmak için kullandığını söyledi ve Musk’ı kadın gazetecilere ve bilime saygısızlıkla suçladı. Elon Musk, iddiaları gülünç bulduğunu söylese de başta takipçilerini kadın gazeteciye yağdırdıkları küfürler ve hakaretler konusunda uyarmadı. Ta ki annesi Maye Musk, “Ben seni bilim kadınları arasında, bilime ve kadınlara saygılı yetiştirdim; bu yalan haberlerin kadınlara düşmanlık meselesi haline getirilmesinden utanç duyulmalı” diye bir tweet atana kadar! Daha sonra Elon Musk da takipçilerini kendisini eleştirenlere hakarette bulunmamaları konusunda
Cem Yılmaz, Twitter’dan duyurdu, sağlık çalışanlarına moral vermek için ücretsiz gösteriler yapmak istediğini. Aynı günlerde SMA hastalığına da dikkat çekmek ve yardım sağlamak için önemli bir adım attı.
Bunun sonucunda haksız yere ağır eleştirilere de maruz kaldı, “Reklam yapıyor” diyenler oldu, onlara sert cevaplar verdi.
Elbette, Yılmaz’ın yardımseverliğiyle reklam yapmaya ihtiyacı yok.
Zaten öyle bir dönemden geçiyoruz ki, söz konusu reklam yapmak bile olsa, yardımseverlik şu anda çok değerli çünkü yardıma ihtiyacı olanların sayısı giderek artıyor ve ne amaçla olursa olsun yardım etmek gerekiyor. Artık reklam mı, değil mi tartışmaları bile çok eskidi.
Yeni düzende konuşacağımız şeyler bunlar olmayacak. Cem Yılmaz’a dönecek olursak, çok büyük bir yetenek, çok güzel işler yapıyor, sosyal medya gücünü yardımseverlik için kullanması harika, ama ne yazık ki her zamanki hatasını tekrarlıyor. Yine hakkında her söyleneni, her yazılanı fazla ciddiye alıyor. Sosyal medyada her yazılanı bu