Ali Eyüboğlu

Ali Eyüboğlu

aeyuboglu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Volkan Konak’ın 58 yaşında sahnede geçirdiği kalp krizi nedeniyle aramızdan ayrılmasının ardından bu tür vakalarda ölümlerin önüne nasıl geçilebileceğine dair birçok haber okudum. Ferhat Göçer’in Volkan Konak’ın arkadaşı, meslektaşı ve doktor olması nedeniyle yaptığı şu açıklamayı ise ayrıca önemsedim: 

“Yıllardır Kıbrıs’ta sahne alan bir sanatçı olarak, özellikle böyle gecelerde, kalabalık organizasyonlarda, mutlaka bir ambulans ve bir kalp krizine profesyonelce müdahale edecek CPR ekibinin olması gerektiği konusunda, gerek otel yetkililerini, gerek hükümet yetkililerini defalarca uyardım. 

Haberin Devamı

Volkan Konak’ın sahnede düştüğü andan itibaren, profesyonel ekip tarafından hızlıca CPR uygulanması, hastane yoğun bakım servisine ulaşması yaklaşık 1 saati almış. Değil dakikaların saniyelerin çok kıymetli olduğu böyle durumlarda olabildiğince hızlı şekilde CPR yapılırken hastaneye transferinin gerçekleşmesi gereken bir durumda böylesine bir gecikmenin telafisi mümkün değildir... 

Şarkıcılar isterse Volkan’lar ölmez

Volkan’ı kaybettik, bu acı tecrübenin gerek tüm otel yönetimine gerekse KKTC yetkilerine, misafirlerinin hayatlarını güvence altına alabilmeleri için gerekli önlemlerin ve yaptırımların hayata geçirilmesi adına hayati bir vesile olmasını umuyorum.” 

Meslek örgütlerinin gücü 

Ferhat Göçer, aynı zamanda Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği’nin (MSG) başkanı. Müzik sektöründe eser sahiplerinin üye olduğu iki meslek birliği var; biri MSG, diğeri MESAM. 

İki meslek birliğinin yöneticileri ve üyeleri istese konser düzenleyen oteller ve tesislere ambulans ve CPR ekibi mecburiyetini dayatabilir mi? 

Türkiye’nin onca yıldız şarkıcısı, “Ambulans ve CPR ekibi yoksa konser de yok” dese, hepsi mecbur kalır mı buna? 

Müzik meslek birlikleri ve şarkıcılar, sosyal medyada, “Başka Volkan Konaklar ölmesin” diye kampanya yaparak başarabilirler mi bunu? 

Tabii ki yapabilirler ve yapmalılar da... 

Amma velakin, yıllarca müziğin meslek örgütlerine bir kuruş telif ödemeyen mekanlarda sahne alan şarkıcılar, ceplerini düşünmeyi bırakıp başkaları için bunu yapar mı? 

Haberin Devamı

Yıllardır yazıyorum, KKTC’deki otellerin hiçbiri telif ödemiyor, ama müziğin meslek örgütlerinin başkan ve yöneticileri dahil tüm şarkıcılar, sahnede eserlerini söyledikleri söz yazarı ve bestecilerin hak gaspına göz yumuyor. 

Hep devletten beklemeyin 

Bir gecede milyonlar kazanan şarkıcılar, “Eser sahiplerinin haklarının yendiği yerde sahneye çıkmayız” demedikleri için şimdiye kadar mümkün olmadı. 

İnsanları tüketimden gelen güçlerini kullanarak alışveriş protestosuna davet edenler, hiç değilse KKTC’deki otellere ambulans ve CPR ekibinin yanı sıra eser sahiplerinin telif hakları için üretimden gelen haklarını protestoya dönüştürsün! 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy sayesinde müzik kullanan tüm işletmelere telif mecburiyeti geldi, eser sahiplerinin gelirleri 10 kat attı diye her şeyi de devletten beklemeyin! 

MSG ile MESAM yönetimi ve bir konserden milyonlar kazanan şarkıcılar siz de ‘üretimden gelen gücünüzü’ gösterin de Türkiye alkışlasın sizi... 

GÜNÜN SÖZÜ

“Vicdanlı ve dürüst olmak, hesaplı olmaktan iyidir, hesap, insanı makam sahibi yapar, vicdan ise, daha önemli bir işe yarar; insanı, insan yapar.” (Friedrich Nietzsche)