23.01.2022 - 10:15 | Son Güncellenme:
Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Beşiktaş deplasmanda Yeni Malatyaspor'a konuk oldu. Siyah-beyazlı takım öne geçtiği maçta 1 puana razı oldu. Spor yazarları da bu maçı köşe yazılarında değerlendirdi.
Bir eksik, bir fazla. Anlaşılmaz bir Beşiktaş formatı bu. Önder Karaveli, Teixeira ile çift santrfora dönüyor… Amaç Batshuayi’ye yardım etmek, beşli Malatyaspor savunması içinde gol ve golcü sıkıntısına çözüm bulmak.Peki bulabildi mi? Hayır.Attığı gol sayısını, penaltıları filan bir yana bırakırsanız, Batshuayi maç içinde kaçırdıklarıyla şaşkınlık yaratıyor… Evet, iyi niyetli. Zaman zaman savunma rolleri de üstleniyor ama rakip ceza alanında hiç de çabuk değil, etkin vuruşlar da yapamıyor. Onun için sevgili Feyyaz Uçar “muhasır” (kuşatmacı) bir hücum oyuncusu deyimini kullanıyor… Haftalardır verimsiz kalan bu kimlik, dün nihayet onca kaçan fırsata rağmen yine de işe yarıyor. Teixeira’nın golüne yaptığı asist alkışlanacak düzeyde. Kale ağzındaki Teixeira ise, kulakları çınlasın Şifo Mehmet’i anımsatan bir hareketle golünü atıyor. Anımsayalım o da göğsünü ayak olarak kullanırdı. Batshuayi belki de asisti sayesinde oyunda kalıyor. Teixeira golünden beş dakika sonra yerini Güven Yalçın’a bırakıyor.
Oyuna bakarsak… İki takım da ilk yarıda top bölgesinde çoğalarak “kalabalık” bir maç sergiliyor… Malatyaspor, çook eskilerden bir manzara anımsatıyor: 1-9-1… Bunun açılımı, 5-4-1… Cezalı Sumudika, anlaşılan o ki yardımcısı Cristian Petre’ye “mutlak savunma” talimatı vermiş.Beşiktaş o kalabalıkta golü bulmakta zorlanıyor. Öylesine gözü kara bir hücum tutkusu ki bu, zaman zaman Mounir ve Hafez, Dicko ve Mustafa ile çok hızlı çıkıp gol fırsatları yakalıyor. Onlardan biri de Mustafa’nın direkten dönen vuruşu…İyi başlayıp golü ancak ikinci yarıda bulan Beşiktaş tabeladaki değişiklikle oyunun akışını da etkiliyor. Malatyaspor oyuna daha çok ortak oluyor. Adem ve Tetteh’in oyuna girişi golü çağıran hamleler. Necip’in Tetteh’e müdahalesi penaltı. Adem Büyük de bu ligin iyi atıcılarından. O beraberlik her iki takımı da daha çılgın ataklara yöneltiyor. Emirhan’dan sonra Vida’nın şutu da direkten dönüyor.
Bu sonuç iki takım için de yeterli değil… İkisinin de fazlasına ihtiyacı var. Beşiktaş, haftalardır süren arızaların bedelini ödüyor… İlk golü atıp öne geçtikten sonra ikinciyi bir türlü atamıyor. Yanlış anlaşılmasın, geride yaslandığı falan yok. Elbette hücum ediyorlar. Pozisyonlara da giriyorlar ama, Batshuayi asistten fazlasını üretemiyor. Güven Yalçın ve Emirhan İlkhan, baştan oyunda olurlar mıydı? Biraz zor karar. İkinci yarılarda, özellikle son yarım saatlerde Beşiktaş’ın fiziksel tükenişi sezonun en büyük sıkıntısı. O nedenle Karaveli böyle bir zaman ayarı yapmış olabilir.. Bir de şu var: Karaveli Montero ve Serdar gibi iki stoper dururken son iki maçta neden Necip tercihi yaptı? Evet, Necip her zaman hazır bir oyuncu… Penaltıya rağmen kötü oynadığı da söylenemez ama sol ayaklı Montero ile çabuk Serdar’a da güvenip Necip’i belki de en iyi yedek olarak yanında oturtabilirdi. Bu eleştirileri yaparken Önder Karaveli’nin idman performanslarını dikkate aldığını da unutmayalım.
Kenan belki de böyle bir kriterle oyuna başladı. Ancak verimli olamadı. Orada oynaması beklenen Larin ise iyi zamanlarını yaşamıyor. Geçen yıl Dorukhan’la yaşanan pazarlık ve kopuş süreci sanki Larin’le devam eder gibi. Larin güven vermiyor. Yönetimle Kanadalı oyuncu arasındaki menajerin bu ortama olumlu katkısı beklenemez mi? Biraz zor.Karaveli kariyerinin en zor sınavlarından birini veriyor. Vizyonu, emeği ve kararları elbette saygıyı hak ediyor. İşi çok zor. Çünkü en az üç ay önce sorduğum sorunun yanıtını bulmuş durumdayım. Beşiktaş doğru ve yeterli antrenmanlar yapmamış. Bu güçsüzlüğün başka açıklaması olabilir mi?
Önce Karagümrük, ardından Gaziantep maçlarında tek golle üç puana kanat çırpan Beşiktaş’ın bu geleneği dün Malatya’da bozuldu!Hep yazdık, çizdik, uyardık,’tek farklı skorlar sakattır’ dedik, ama kimseye derdimizi anlatamadık! Kartal’ın Süper Lig’deki çıkışının suni olduğunu dün bir kez daha gözlemledik, yani kör-topal misali!Kartal’ın kadro derinliğine bakıyorsunuz oldukça geniş, yabancıları yıldız isimler. Gelin görün ki oynadıkları futbol, isimleriyle asla örtüşmüyor, aradaki fark uçurum!Bu oyunda bazı veriler asla doğruyu yansıtmıyor! Örneğin Malatya maçı, topla oynama yüzdesi 63’e 37 Beşiktaş lehine, keza pozisyon üretimi de... Eee maçın skoru 1-1... Buna ne diyeceğiz, buna nasıl bir kılıf uyduracaksınız, merak ediyorum?Mazaret aramaya gerek yok, Beşiktaş’ın oynadığı futbol kadrosuyla asla örtüşmüyor, hatta sırıtıyor dersek, inanın abartmış olmayız!
Malatyaspor’un konumu malum, onlar için çanlar çalıyor! Böylesi bir tabloya sahip takımı yenemiyorsanız, ya da galibiyetinizi koruyamıyorsanız, şansızlık falan gibi sakın ola mazeretler aramayın!Ama atacak oyuncuyu ara ki bulasınız! Şöyle maçın geneline bakıyorum, pozisyon üretimi hiç de fena değil, o kadar çok ki, sayamadım! Bunun da temelinde Malatyaspor’un ofansif oyunu ön plandaydı, yani savunmaya öyle aman - aman yaslanmadılar, bir topu direkten döndü.Kartal’ın ise üç şutunda top direkten döndü, sayısız fırsatlarda ya fantaziye kaçtılar,ya da kaleciye nişanladılar.. Demem o ki üretim var, final vuruşlarında adeta sıfırlar!Sanırsınız ki acemiler ordusu arkadaş! Kaçıranlar, yani atamayanlar mı? Batshuayi, Kenan, Pjanic, Rıdvan, Emirhan, hangisini saysak? Hele Rıdvan’ın bir pozisyonu var ki, boş kaleye yerine topu neredeyse taça gönderdi!
Gelelim şu penaltıya... Kartal’ın jokeri Necip’tir biliyoruz, neresi boşlukta oraya gönder, aslanlar gibi oynar... Aşırı hırs, bazen iş kazalarına da yol açabiliyor! Tıpkı dün olduğu gibi... Bırak Tetteh geçsin, illa gol atacak diye bir kural mı var, kaldı ki önünü de kapatmışsın, niye ayağına vurursun güzel adam? Karar bence de doğru... Gereksiz bir penaltı, uçup giden iki puan!Önder Karaveli’nin kadro tercihi ve oyuncu hamleleri de arıza yapıyor bence! İsim vermek istemiyorum, ama Larin gibi ofansif oyuncunuz varsa ki var, niye yedek? Tüm yükü sadece Batshuayi’nin üzerine yüklemek ne derece doğru bir tercihtir! Sağdan - soldan destek gelmeyince adam o savunmanın arasında yalnız kalıyor, kaldı ki buna rağmen dün golün asisti de ondan geldi, şutları da direkten döndü.Valla hocam, ne yaparsın bilemem, ama bu takım tempolu oynamıyor, vitesi düşük, pas yüzdesi ehh, takır-takır top oynamıyor, baskı ve pres ise hak getire!
Önder Karaveli hoca santradan önce ilk 11 tercihini açıklarken Kenan Karaman’ın savunmaya destek olacağından bahsetti. Sahada kaldığı sürede Kenan tüm iyi niyetli mücadelesine rağmen maalesef hücuma da köstek oldu! Daha 5. dakikada korner sonrası altı pastan gelişine vurmak yerine bu zeminde o kadar hızlı gelen topu kontrol etmeye çalışınca kaleciye geri pas gibi oldu.Tamam Larin formunun zirvesinde değil, sözleşme olayı yılan hikayesine döndüğü için de geçen sezonki performansından uzak ancak bu haliyle bile Larin en azından o pozisyonu gole çevirebilir, hücuma da çok daha fazla destek verebilirdi.
Alex Teixeira tercihi ise ilk 20 dakikada Beşiktaş’ın daha etkili olmasını sağlarken devrenin kalanında Alex daha çok Pjaniç’in yanına gelip ona pas istasyonu oldu. Alex halen 6 aylık maç eksiğinden kaynaklanan fizik kondisyon sorunları nedeniyle oyun gücünü 30 dakikadan fazlasına yayamıyor. 61’de doğru zamanda doğru yere koşusunda doğal golcülük sezgisi sayesinde Beşiktaş’ın maçtaki tek golünü attı. Golden önce zaten Önder hoca, Alex’in fizik kondisyon açısından son verimli olma dakikasının geçmiş olabileceğini hesaplayarak oyuncu değişikliğine karar vermişti.
Golün asıl kahramanları tabii ki tacı hızlı kullanma uyanıklığını gösteren Ghezzal ve mükemmel pres katkısıyla rakip yarı alanda Ghezzal’ın hızlı kullandığı tacı kazandıran Batshuayi. Aynı Batshuayi’nin golden hemen 2 dakika önce Atiba’nın pasında buluştuğu topla kaçırdığı gol pozisyonu ise Beşiktaş’ın asıl sorunu: Malatya’da da direkler, az farkla auta gidenler derken Beşiktaş çok pozisyona girip karşılığında çok az gol atabildi, rakibine çok uzun süre neredeyse hiç net gol pozisyonu vermezken maç 1-1 bitti.
Soğuğu anlayabiliriz ancak soğuğu aşmanın bildik yollarından biri de ‘’hareket ve tempo’’ dur. Ancak Malatya tüm saha içi varlığıyla kendi ceza sahası önüne yığılınca ilk devre boyunca maçın izlenme seviyesi hep ‘’soğuk’’ kaldı. Beşiktaş, maçı kazanmak istediğini belli ediyordu ancak birkaç kırık dökük pozisyonun dışında akın sürekliği sağlayamadı. İçeri sızmanın yollarını da bulamayınca ilk devre boyunca ağırlıklı olarak ortaların getireceği karambollere bel bağladı. Devre, eskilerin deyimiyle ‘’sıkıcı bir orta saha mücadelesi’’ olarak devam ederken belki sadece Mustafa Eskihellaç’ın direkten dönen topu izleyenlere ‘’Burada birileri futbol oynuyor’’u hatırlattı.
Tuhaf olan şuydu; son dönemde ‘’öz kaynak’’ anlatısını en çok kullananlardan Beşiktaş’ın biraz puan kazanıp üstlere tırmanınca yaş ortalamasında süratle ‘’ülke normalleri’’ne dönmüş olması. Hal böyle olunca takım, ‘’enerji’’den yana da düşük göründü! Oysa yeni döneme ilerici bir tarz ve dille girmişlerdi. Bu ülkenin savunmayı değil ‘’güvenliği öne alan’’ oyunlarının sonuçlarını hepimiz yaşıyoruz. Gençlerin bilgiyle donatılmış yaratıcı enerjileri tam da bu tarzın panzehridir. Beşiktaş dahil ülkenin ihtiyacı bunadır. Bu rotadan sapmamak idealdir. Nihayet 59. dakikada paslarla ceza yayı üzerine gelip Atiba’nın Batshuayi’yi pozisyona sokmasıyla ‘’maç başladı’’.
Bir dakika sonra da Batshuayi’nin ön alan baskısının getirdiği taç atışının ardından golü buldular. Ardından ligin dibindeki Malatya oyunu en azından savunma anlamında dengeledi ve 82’de penaltıyı da aldı. Ancak nedense, VAR’ı bile bile bazı futbolcular bu pozisyonlarda kart görebiliyor! Bu da başka bir tuhaflık! Devamında gol aramaya çıkan Beşiktaş, arka alanı boş bırakınca Malatya aramadıklarını dahi bulmaya başladı ancak sonuç çıkmadı. Neticede bu beraberlik iki takıma da yaramazken ‘’çekingen ve kontrollü’’ Beşiktaş, lig başındaki ‘’vasat oyun’’larına bir yenisini eklemiş oldu.
Maçın hakemi Zorbay Küçük çok fazla zorlanmadan bir maç tamamladı. Oyuncular iyi niyetliydi. İşini kolaylaştırdılar. Bir kez önemli karar vermek zorunda kaldı, kendisi yanılmak üzereydi ki, VAR’daki Özgür Yankaya imdadına yetişti. Maçta birkaç defa penaltı beklentileri oldu. Malatya lehine VAR yardımıyla verilen penaltı hariç diğerlerindeki devam kararları doğruydu. Beşiktaş’ın golü öncesi top taca çıkmadan önce Malatyalılar faul beklediler. Hakem faul kararı vermeyerek doğruyu yaptı. Malatyalılar’ın faul beklentileri gereksizdi. Taç kararı doğruydu. 81. dakikada Beşiktaş ceza sahsında Tetteh yerde kaldı, hakem devam dedi. VAR incelemesi sonucunda Necip ’in faulü tespit edildi ve doğru bir penaltı kararı verildi.
BURADA ORANLAR ÇOK DAHA YÜKSEK Hemen oynamak için buraya tıklayın!