Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen TOBB ekonomi şurasında istihdam seferberliği çerçevesinde işverenlerin istekli oldukları anlaşılmıştı. Hükümet de bu isteğe tepkisiz kalmadı ve geniş bir teşvik çerçevesi hazırlamak üzere harekete geçti. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen teşvik kapsamında 2017 yılında son 3 aydır işsiz olan kişileri işe alan işverenler sigorta primi ve gelir vergisi ödemeyecek. Böylece, devlet kendi alacaklarından vazgeçerek işverenlere büyük bir destek sağlamış oldu.
Kapsamda kimler var?
Hayata geçen prim teşvikinden özel sektör işverenleri yararlanacak. SGK’ya aylık prim ve hizmet bildirgelerini yasal süresi içerisinde veren, sigortasız işçi çalıştırmayan, sahte sigortalı istihdam etmeyen ve SGK’ya idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve cezası bulunmayan işverenler teşvikten yararlanabilecek. SGK’ya prim ve idari para cezası borcu bulunan ancak bu borçlarını yapılandırmış işverenlerin de teşvikten yararlanması mümkün.
01.02.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince işe alınan ve İŞKUR’a kaydı olan işsizler arasında son 3 aydır
Çalışma hayatı açısından uzun zamandır gündemde olan otomatik katılımlı bireysel emeklilik sistemi 1 Ocak tarihi itibarıyla uygulanmaya başladı. Sistemle birlikte, 1.000 ve daha fazla sayıda çalışanı olan firmalarda 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren 45 yaş altındaki bütün çalışanlar için otomatik katılımlı bireysel emeklilik sistemi devreye girdi. Bununla birlikte, Nisan 2017’de kamu işyerleri, 2019 yılı temmuz ayı itibarıyla ise tüm işverenler kapsamda olacak.
Otomatik katılımlı BES’in kapsamındaki çalışanlar; eski adıyla SSK’lı, yeni adıyla 4/a’lılar ve yine eski adıyla emekli sandığı mensubu, yeni adıyla 4/c’li sigortalılar, yani işçi ve memurlar. 1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla 45 yaş altındaki çalışanların sisteme dahil edilmesi gerektiğinden 1 Ocak 1972 ve sonrasında doğan işçi ve memurların tamamı kapsamda.
Çalışan için cayma hakkı
Kapsamda olan işyerlerinde çalışan 45 yaş altındaki kişiler için işverenler, bireysel emeklilik sözleşmesi başlatmak zorunda. Dolayısıyla, söz konusu durumdaki çalışanların “İstemiyorum” deme hakları yok. Ancak çalışan isterse iki ay içerisinde cayma hakkını kullanarak sistemden çıkabiliyor. Yani, sisteme katılım zorunlu ancak devam etmek isteğe bağlı.
C
Emeklilere ödenecek promosyon konusunda bankalarla protokollerin imzalanmasına başlandı. Uzunca bir süredir beklenen promosyon ödemeleri için gerekli şartlar belli oldu. Emekliler de memurlar gibi maaş aldıkları bankadan promosyon alabilecek. Peki promosyon ödemeleri nasıl yapılacak? Bugünkü yazımda emeklilere ödenecek promosyon hakkında akıllara takılan sorulara cevap vermeye çalışacağım.
1 Promosyon ödemesi nasıl yapılacak?
Emekliye ödenecek promosyonlar için promosyon ödeyecek bankalar ile SGK arasında protokol imzalanacak. Promosyon ödemeleri, protokoldeki esaslara göre yapılacak. Protokolde belirlenen esaslar çerçevesinde protokol imzalanan bankadan emekli aylığını alan kişilere promosyon ödemesi yapılacak.
2 Hangi bankalarla protokol imzalandı?
Bugün itibarıyla SGK ile Ziraat Bankası, İş Bankası, Garanti Bankası ve Akbank protokol imzaladı. Yakın zamanda diğer kamu bankaları ve emekli aylığı ödeyen özel bankaların da protokol imzalaması bekleniyor. Protokol imzalayan bankadan emekli aylığı alan emeklilere protokoldeki esaslara göre promosyon ödemeleri yapılmaya başlanacak. Protokoller sonrası bütün emeklilere promosyon ödemesi yapılacak.
3 Promosyon ödemesi her yıl yapılacak mı?
Em
Dünya Ekonomik Forumu’nun her yıl İsviçre Davos’ta düzenlenen zirvesinin bu yılki gündeminde, Forum’un son yıllarda dilinden düşürmediği gelir dağılımı eşitsizliği ve küresel eşitsizlik konusu vardı. Dünya Ekonomik Forumu’na göre küreselleşmenin herkes için işe yaraması için hâlâ zamana ihtiyaç var ve eğer sihirli bir değneğimiz olsa, ilk düzeltmemiz gereken şey “ücret eşitsizliği”.
Endişe büyüyor
Gerek Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF), gerek Birleşmiş Milletler’in (BM) ve gerekse Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) son dönemde ortak bir ilkeyle hareket ettikleri görülüyor. Bu anlamda, BM’nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminde yer alan “Hiç kimseyi geride bırakmama” taahhüdü, ILO’nun “Herkes için düzgün iş” hedefi ve DEF’in “Küreselleşmenin herkes için fayda yaratması” çağrısı aslında aynı amaca hizmet ediyor. Dünyanın tüm bunları gerçekleştirebilmesi için önümüzdeki yıllar belki de tarihi bir dönüm noktası olacak. Aksi takdirde, gerek ekonomik, gerekse sosyal koşullar açısından önceki nesillerden daha iyi durumda olmaya yönelik umutlar ne yazık ki hayal kırıklıklarına dönüşecek.
8 milyarderin eşdeğeri
DEF öncesinde dünya liderlerinin dikkatini gelir dağılımı adaletsizliğine
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu torun bakan büyükanneye maaş bağlanacağını söyledi. Uygulamanın detayları henüz netleşmedi ama kısa süre içerisinde hayata geçmesi bekleniyor. Peki, büyükanneye maaş uygulaması nasıl işleyecek, kimler bu maaştan yararlanabilecek. Bugünkü yazımda 10 soruda uygulamanın detaylarını aktarmaya çalışacağım.
1 Kimlere maaş bağlanacak?
Torun bakan ve belirlenecek yaş sınırının üzerinde olmayıp sağlık koşulları torun bakmaya elverişli olan büyükannelere maaş bağlanacak.
Yaş sınırı henüz kesinleşmedi ancak 65 olarak belirlenmesi bekleniyor.
Sağlık koşullarının torun bakmaya elverişli olması konusunda ise büyükannelerin sağlık durumlarını ortaya koyan rapor, tetkik ve tahlillerin incelenmesi söz konusu olacak.
Büyükannenin fiilen torun bakıyor olması, aynı ilde ikamet etmesi ve evde ayrıca bir bakıcı istihdam edilmemesi de şart.
Ailenin çocuğun bakımını büyükanneye bırakmış olması gerekecek.
Sosyal güvenlik sistemleri, kişileri gündelik veya çalışma hayatlarında karşılaşabilecekleri birtakım risklere karşı korumak amacıyla kurulmuşlardır. Bu riskler, hastalık veya iş kazası gibi kısa vadede ortaya çıkabilecek riskler olabileceği gibi, yaşlanma gibi uzun vadede de ortaya çıkabilmektedir. Riskler doğduğunda sosyal güvenlik sistemi devreye girer ve kişiye gerekli olan yardımları sağlar.
Esas sorun, bu yardımların giderlerinin nasıl karşılanacağıdır. Dolayısıyla, sosyal güvenlik kurumlarının birtakım gelirlere sahip olmaları gerekmektedir. Kimi ülkeler bu geliri vergilerden karşılarken, kimi ülkeler de kişilerden aldıkları primlerle giderleri karşılamaktadır. Bizim benimsediğimiz sistem de primli sistemdir.
Primli sistemde sigortalılar ücretlerine göre belirli oranlarda prim öderler ve ödenen primler sosyal güvenlik sisteminin gelirlerini oluşturur. Prim tutarları belirlenirken sigortalının ancak belli bir miktara kadar olan ücreti dikkate alınır. Üzerinden prim kesilen ücrete, prime esas kazanç denilmektedir. Prime esas kazanç Kanunda sınırlandırılmıştır. Bir kişi çok yüksek ücret alsa da prime esas kazanç miktarı Kanunda belirtilen üst sınırı aşamayacaktır.
Ödenecek prim
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), her yıl olduğu gibi, küresel istihdam eğilimlerine ilişkin görüş ve öngörülerini içeren raporunu henüz yayınladı. “Küresel İstihdam Eğilimleri ve Sosyal Görünüm 2017” Raporuna göre, küresel ekonomi daha fazla sayıda insanın iş bulabileceği bir büyümeyi yakalayamıyor ve dünya çapında düzgün iş açığı da devam ediyor.
6 yılın en kötüsü
ILO verilerine göre, 2016 yılı küresel gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) artışı, yani ekonomik büyüme yüzde 3.1 düzeyinde gerçekleşerek bir önceki yıl öngörülenin çok altında kaldı. Söz konusu rakam, aynı zamanda son 6 yılın en düşük küresel büyüme performansını yansıtıyor. Mevcut göstergelerden hareketle gelecekteki döneme bakıldığında, küresel ekonominin 2017 yılında 3.4 ve 2018 yılında ise yüzde 3.8 seviyelerinde büyümesi bekleniyor. Öyle ki, ilerleyen dönemlere ilişkin büyüme rakamları küresel ekonomiye ilişkin artan belirsizlik nedeniyle her geçen yıl daha da aşağıya doğru revize ediliyor.
Kaliteli istihdam
2016 yılının hayal kırıklığı yaratan ekonomik performansı ve 2017 yılının da çok parlak geçmeyeceği öngörüsü, işgücü piyasası açısından bir dizi zorluğu beraberinde getireceğe benziyor. Bu zorluklar, ILO
Çalışma hayatında işverenleri, esnafları, emeklilerden evde bakım parası alanlara kadar neredeyse herkesi ilgilendiren torba kanun Meclis’te kabul edildi. Prim yapılandırmasından yararlanıp borçlarını ödeyemediği için yapılandırması sonlanan kişiler, 30 yıl üzeri hizmeti olup ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan memur emeklileri torba yasa ile önemli haklara kavuştular. Peki, torba yasada kimler için hangi düzenlemeler var? Bugünkü yazımda 10 soruda torba yasanın detaylarını aktarmaya çalışacağım.
1 30 yıl üzerinden ikramiye alan memur emeklilerine ikramiye farkı ödenecek mi?
Torba kanunda 30 yıl üzerinde hizmeti olup emekli ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan devlet memuru emeklilerinin ikramiye farklarının ödenmesi hükme bağlandı. Memur emeklilerinden 30 yılın üzerinde hizmeti bulunan ancak ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan kişiler, kanunun yayımlanmasından sonra SGK’ya başvuru yapacaklar ve bu kişilere ikramiye farkları ödenecek. Emekli oldukları tarihteki emekli kesenekleri üzerinden ve yine emekli oldukları tarihteki katsayılar ve ikramiyenin hesaplanmasına esas hükümler çerçevesinde hesaplanacak ikramiye farkları, her bir yıl için 50 TL’den az olmamak üzere hak sahiplerine veya